Okurken kendimi uzun süredir havalandırılmamış bir odada oturuyormuş gibi hissettim. Kitap boyunca üzerime çöken o sessizlik hissi kolay kolay dağılmadı. Bellatin çok kısa bir metinle hastalık, yalnızlık, dışlanmışlık ve ölüm fikrini insanın içine yavaşça işliyor. Bir zamanlar gösterişli bir güzellik salonunun, toplumun unuttuğu insanların son durağına dönüşmesi oldukça çarpıcıydı. Özellikle balıklarla kurulan o tuhaf bağ, kitabın atmosferini daha da boğucu ve sembolik hale getiriyor. Herkese hitap edeceğini düşünmüyorum ama karanlık, alegorik ve huzursuz edici metinleri sevenler için oldukça farklı bir deneyim.