Gönderi

Puan vermedi·460 syf.··
2026 45. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 11:56
Hatemü'l Enbiya benim için sadece bir siyer kitabı olmadı. Bu kitap, sanki yüzyıllar öncesinden gelen bir merhametin, sabrın ve insanlığın kalbime dokunmuş hâliydi. Sayfalarını her çevirdiğimde yalnızca Hz. Muhammed’in hayatını okumadım; aynı zamanda insan olmanın ne demek olduğunu, affetmenin nasıl bir büyüklük taşıdığını ve bir insanın karanlık bir çağın ortasında nasıl ışık olabileceğini hissettim. Kitabın en etkileyici yanı bana göre anlatımındaki samimiyetti. Osman Keskioğlu’nun dili ne aşırı ağırdı ne de ruhsuzdu. Aksine, olayları aktarırken insanı o dönemin içine çeken bir üslubu vardı. Mekke’nin o sert atmosferini, insanların vicdansızlıklarını, cahiliyenin karanlığını okurken boğazım düğümlendi. Çünkü insan, Peygamber Efendimizin küçücük yaşlardan itibaren ne kadar büyük imtihanlardan geçtiğini görünce ister istemez kendi hayatını sorguluyor. Yetim büyüyen bir çocuğun, bütün insanlığa umut hâline dönüşmesi beni derinden etkiledi. Özellikle vahyin ilk gelişini okurken içimde tarif edemediğim bir duygu oluştu. Çünkü o anlar sadece tarihî bir olay gibi anlatılmıyordu; korkuyu, şaşkınlığı, teslimiyeti hissedebiliyordum. Hira’daki yalnızlıkla başlayan o yolculuğun milyarlarca insanın kalbine ulaşması gerçekten insanı hayran bırakıyor. Kitap boyunca en çok dikkatimi çeken şeylerden biri de Peygamberimizin gücü eline geçirdiğinde bile kibirlenmemesi oldu. Taif’te taşlandığında beddua etmek yerine merhamet göstermesi, Mekke fethedildiğinde yıllarca kendisine zulmeden insanları affetmesi… Bunlar sadece anlatılan olaylar değil; insanın içine işleyen derslerdi. Bu kitabı okurken bazı bölümlerde gözlerim doldu. Özellikle Hz. Hatice’nin desteği, Hz. Ebubekir’in sadakati, sahabelerin fedakârlıkları ve Veda Hutbesi kısmı beni çok etkiledi. Çünkü orada anlatılan şey sadece bir din değildi; insanlık onuru, adalet, eşitlik ve merhametti. Peygamberimizin insanlara yaklaşımı o kadar inceydi ki bazen kendi çağımızın insanlığını düşününce içim acıdı. Bugün insanların birbirine tahammül bile edemediği bir dünyada onun sabrı ve anlayışı gerçekten başka bir seviyedeydi. Kitap aynı zamanda İslam’ın nasıl bir mücadeleyle yayıldığını da çok iyi hissettiriyor. Bedir’i, Uhud’u, Hendek’i okurken sadece savaş anlatılmıyor; inanç uğruna verilen büyük bir direniş anlatılıyor. Açlıkla, dışlanmayla, işkenceyle sınanan insanların yine de imanlarından vazgeçmemeleri insanı derinden etkiliyor. O dönem Müslümanlarının yaşadıkları şeyleri okuyunca bugün elimizde bulunan nimetlerin kıymetini daha iyi anlıyorum. Benim için bu kitabın en değerli taraflarından biri de Kur’an ayetleriyle olayların desteklenmesiydi. Böyle olunca anlatılanlar daha canlı, daha gerçek ve daha etkileyici geliyor. O ayetlerin hangi olay üzerine indiğini görmek, İslam tarihini sadece bilgi olarak değil duygu olarak da anlamamı sağladı. Ayrıca kitap boyunca şunu fark ettim: Hiçbir kitap Peygamber Efendimizi tam anlamıyla anlatmaya yetmez belki ama bazı kitaplar insanın kalbinde ona karşı büyük bir sevgi oluşturabilir. İşte bu eser benim için tam olarak böyleydi. Okudukça ona olan saygım arttı, okudukça İslam’ın özündeki merhameti daha iyi gördüm. Bazen satır aralarında durup düşünmek zorunda kaldım; çünkü anlatılan ahlak ile bugünkü dünyanın hali arasında çok büyük bir fark vardı. Bu kitabı bitirdiğimde içimde garip bir boşluk oluştu. Çünkü sadece bir kitabın sonuna gelmiş gibi hissetmedim; sanki uzun bir yolculuk bitmiş gibiydi. Ve o yolculuk bana sabrı, teslimiyeti, merhameti ve gerçek insanlığı yeniden hatırlattı. Bana göre Hatemü'l Enbiya sadece okunacak bir kitap değil; hissedilecek, düşünülecek ve insanın ruhunda iz bırakacak eserlerden biri. Özellikle Peygamber Efendimizin hayatını daha yakından tanımak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken çok kıymetli bir eser olduğunu düşünüyorum.
Hatemü'l EnbiyaOsman Keskioğlu · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 2011273 okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.