8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 16:20
“Öyle zamanlar yaşadım ki ne konuşarak anlatabildim kendimi ne de suskunluğum karşılık buldu…” cümlesi kitabın özeti gibi zaten. Çünkü bu kitap birilerine laf anlatmaya çalışan insanların değil, yıllarca herkesi anlayıp sonunda kendini unutan insanların kitabı gibi hissettirdi bana. Sayfaları okurken sürekli şu duygu vardı: Bir insan herkese yetişmeye çalışırken kendine ne kadar geç kalabiliyor… Kitap suçlayıcı değil. Kimseyi hedef göstermiyor. Daha çok insanın kendi içine dönüp: “Ben neden hep kendimi ikinci plana attım?” sorusunu sordurtuyor. Bazı satırların altını çizmek değil, direkt sarılıp sessizce düşünmek istiyorsun. Özellikle “o alışkın, o halleder” kısmı… Sanırım en çok da sürekli güçlü görünmek zorunda hisseden insanlara dokunuyor. Dili sade ama duygusu ağır. Gösterişli cümleler kurmadan kalbe dokunmayı başarıyor. Bence en güzel yanı da bu. Sanki biri karşına geçmiş de sana ilk kez gerçekten nazik davranıyormuş gibi. Bu kitap bana: kendine daha yumuşak davranmayı, herkesi iyileştirmeye çalışırken kendini unutmamayı, bazen en büyük özrün insanın kendisine borçlu olduğunu hatırlattı. Bazı kitaplar hikâye anlatır, bazılarıysa aynayı biraz daha yakına tutar. Bu kitap ikinci tarafta kaldı benim içi
Edebiyat
Kendimden Özür DilerimMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 2026190 okunma
·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.