7/10
·308 syf.··
2026 48. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 23:12
Merhaba herkese bugün size #starlingmalikanesi nden bahsedeceğim. Tam anlamıyla gotik bir atmosferi olan ve olaydan çok hislerin ve ortamın ön planda olduğu bir kitap. zaten ilk çıktığından beri okumayı planlamıştım iyi ki çevrildi. Kentucky, Eden kasabasındayız. yoksulluk, kötü şans ve geçmişin karanlığıyla anılan bir yer. Opal, küçük kardeşi Jasper’ı bu kasabadan kurtarmaya çalışırken hayatını bir şekilde idare etmeye çalışıyor. Ama çocukluğundan beri takıntılı olduğu gizemli bir ev var: #starlinghouse ev sürekli Opal'i kendine çekiyor. ev Opal'in takıntı yaptığı bir yazardan kalmış. ev içeren kitaplar zaten top benim için bu kitap da nitekim böyle bir olay örgüsüne sahip olunca tabi ki okuyacaktım. Neyse, Opal kendisini daha fazla tutamayıp takıntı yaptığı yazardan kalan eve daha çok bir şeyler öğrenmek amacıyla bir çalışan olarak giriyor. Ev, yaşayan, nefes alan, bir şeyler isteyen bir yer gibi. klasik bir perili ev değil ama daha farklı işlenmiş hali. arthur sterling evin şimdiki sakini ve dışarıdan bakınca soğuk, mesafeli ama içinde ciddi bir yalnızlık taşıyan bir karakter. Opal çalışmak için girdiği eve yavaş yavaş adapte olur ve artık oraya ait olur. atmosfere tek kelimeyle bayıldım. Kitap baştan sona böyle nemli, karanlık, biraz çürümüş gibi bir his veriyor. southern gothic yani güney gotiği diye adlandırılan gotik edebiyat çeşidi vardır. kitap tam olarak onun öğelerini içeriyor.ev hikayenin güçlü karakteri ayrıca. ev kişiyi seçiyor. aslında kitapta sürekli korkunun daha baskın işlenebileceği daha çok korkuya dönebileceği anlar vardı ama yazar bunu seçmemiş ve bir yerden sonra kitap tamamiyle fantazi ağırlığıyla gitmeye başlıyor ve başta önemi olan öğeler önemini kaybetmeye başlıyor. Opal karakteri biraz sert, mesafeli ve itici yaptığı hursızlıklarla iyice kendinden soğutuyor. ama kararlarını almaya iten şeyleri anlayabiliyorum. Kardeşi için yaptığı fedakarlıklar ve sürekli hayatta kalma modunda olması da aslında karakterini oluşturan temel taş diyebilirim. Arthur ise tam bir “kırılmış üzgün çocuk” ama klasik romantize edilmiş bir karakter değil, daha çok içine kapanmış ve yük taşıyan biri.Kitaptaki romantizm çok baskın değil. arka planda ilerliyor ki ben bu yüzden daha çok sevdim kitabı. günümüz minnoş ama karanlık olmaya çalışan kitaplarından çok ayrı. Asıl odak evin sırrı, kasabanın geçmişi ve karanlık bir hikayenin yavaş yavaş ortaya çıkması. Zaten kitap da biraz yavaş ilerliyor. kitapta sizi bekleyen temalar: Yetim kardeşler, kardeş ilişkileri, perili ev, küçük kasaba draması, ev çalışanı, kimlik, aile lanetleri, sırlar, romantizm Yazarın dili oldukça betimleyici ve yer yer ağır. Bu yüzden herkes için akıcı olmayabilir ama atmosfer kurma konusunda gerçekten güçlü. Hız sürekli sekteye uğrayabiliyor ve karakterizasyon odaklı olmadığı için karakter odaklı okumalar sevenleri tatmin etmeyebilir. ama eğer siz de atmosferik okumaları ve ortamın vereceği hissi deneyimlemeyi sevenlerdenseniz özellikle bayılacaksınız. yazarın on bin kapı diye bir kitabı daha var malesef o kitabı hiç sevmemiştim. üstelik atmosferik bile değildi. ama bu kitapta iyi iş başarmış. yazar genelde dark fantasy ve büyülü gerçeklik yazıyor. gotikte de başarılı olduğunu düşünüyorum.eski bir masalın yeniden anlatımı (retelling) gibi hissettiren, ancak günümüzde geçen perili ev öyküsü arayan karanlık fantezi hayranları için biçilmiş kaftan.
Starling HouseAlix E. Harrow · Tor Books · 202313 okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.