Öncelikle söylemeliyim ki inanılmaz bir hayal gücü ile yazılmış, çok akıcı bir kitaptı. Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir. Bir peri masalı dense bile sadece anlatımı bir peri masalı gibidir. Hayvan Çiftliği'ndeki kişiler (karakterler) hayvanlardır. George Orwell, bu romanında tarihsel bir gerçeği eleştirmektedir. Romandaki önder domuzun, düpedüz Stalin'i simgelediği açıkça görülecektir. Öbür kişiler bire bir belli olmasalar da, bir diktatörlük ortamında yer alabilecek kişilerdir. Romanın alt başlığı Bir Peri Masalı'dır. Küçükleri eğlendirecek bir peri masalı değildir; ama roman, bir masal anlatımıyla yazılmıştır...
Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar kendilerini sömüren insanlara baş kaldırır ve yönetimi ele geçirirler. Hayvanların amaçları birlik ve beraberlik içinde daha eşit bir toplum oluşturmaktır. Hayvanlar kendilerine bir başkan seçerler, o başkan ise çiftliğin en akıllı hayvanlarından olan domuzlar olur. Bir süre güzel bir yaşam süren hayvanlar, bir süre sonra insanların çiftliği yönettiği zamana göre daha zor, daha baskı atlında bir yaşam sürerler. Domuzlar zamanla değişmeye başlarlar. Hayvanlar bir süre sonra domuzlara baş kaldırmaya çalışsalar da başarılı olamazlar. Önceden ''İki ayak kötü, dört ayak iyi'' iken domuzlar gibi bu sözde değişip'' dört ayak iyi iki ayak daha iyi'' olmuştur. Kitapta insanlara düşman olan hayvanlar insanlardan sonra daha da diktatör bir ortamda yaşıyorlar. Kitabın sonu beklediğim gibi olmadı açıkçası. Ben daha farklı bir son bekliyordum. Yine de kitap güzeldi. Kitabın dili biraz karışıktı. Aslında bu çok fazla karakter olmasından kaynaklanıyor. Yine de çok güzel ve anlamlı bir kitaptı. Okunması gereken kitaplardandı diyebilirim. Herkese öneririm, mutlaka okuyun.