Eğitim sistemimizi durmadan ama sürekli eleştiririz. Ama hiç çözüm sunmayız. Zaten eğitim sistemini eleştirenlerin hiçbiri bir eğitimci değildir. Eğitimci çare arar,yol arar...
Bir sınıf öğretmeni olarak geç kaldım bu kitabı okumaya ama güç olmadı. Nurettin Topçu Türkiye'nin kıymetli eğitimcilerinden birisi. Bu eserinde aslında hayalimizdeki eğitim sistemi tasavvuru sunar. Köklere inen ve ezberin dışında...
Biz çocuklara hayatı öğretmeliyiz. Bak çocuğum ;'dışarıda böyle bir yaşam ama sen ne olursa olsun iyi olanı seç...' Nurettin Topçu eğitimde değerlerin önemini anlatır. İçi kof bireyler değil; kök değerleri benimseyen,icsellestiren bireyin önemine vurgu yapar. Çocukta bu değerleri oluşturacak olan muallime sayfalarca sorumluluk yükler. Hakkıdır. Çünkü eğer dışarıda bir çocuk bir genç ahlâk dışı bir davranış sergiliyorsa bunun sorumlusu ya ebeveyn ya öğretmendir. Bu sorumluluk bilincinde olmayı bana Türkiye'nin Maarif Davası öğretti....
Eğer maarifte yolumuz Allah yoluna denk düşmüyorsa belki çok eleştirileceğim ama üzgünüm orada gerçek bir maariften söz edilemez. Biz "Özü hakka doğru" olan birey istiyoruz. Bütün ahlaki yanlışlıklardan arındırılmış bir Asım nesli istiyoruz.
Bütün bunların kökenine inen Nurettin Topçu ilkokul çağı üzerinde özellikle durur. Burada sorumluluk artık biz sınıf öğretmenlerine düşüyor...Hem bu dünyamızı hem ahiretimizi güzelleştirmek istiyorsak çocukları emanet olarak görmeliyiz...