Puan vermedi·604 syf.····Okunma: 25 Mayıs 2026 00:00 Ankara Üniversitesi İlahiyat fakültesi serüveninin sonuna doğru yaklaşırken ilk Kur'an dersinde başladığımız hatmimiz bugün itibariyle bitti. Elhamdülillah. Her sayfasında öyle emek var ki. Şu sayfası bu sayfası. Siz okurken çocuk uyudu sayfası. Hamza kıraati halef rivayeti sayfası.
Bu hayatta Allah'tan istemek diye bir şey var ve ben o hakkımın hepsini Allah'ım kitabını bana sevdir derken kullanmışım. Net.
Hep sevdim. Okumayı söktüğüm günden beri okuyabilmeyi sevdim. Kitapları çok sevdim. Ama iş kainat kitabına bir türlü gelemedi. Gelmiyordu.
Tamam dedim her şeyin bir yolu var ve ben o yolu bulamıyorum. Okumasını öğrendim ama sevmesini öğrenemedim. Onu öğrenemedikçe de daha kötü hissettim. Peki dedim bunun da okulunu görelim. Kimse bilmese inanmasa Allah biliyor. Sırf bu kitabı öğrenirim umuduyla gidip çok safça ilahiyat fakültesine yazıldım. Bunu böyle yazınca bana da inandırıcı gelmiyor ama inanç benim içimdeydi. Ne olursa olsun kaybolmadı. I oldu beter hissettim. II oldu acaba dedim ama yine o sevgiyi bulamadım. Ama III. sefer öyle birini tanıdım ki. IV. lütuf olur artık diyerek vedalaştığımı hatırlıyorum Akif hocamla. Kur'an IV seçerken hiç ümidim olmadan, zihnime o gelmeyecek blokları göndererek devam ettim. Bir baktım Âkif king. Allahım dedim gerçekten sen bir şeyi canı gönülden isteyince veriyorsun ama ben istemeyi bilmiyorum. Çok mutlu oldum. Oluyorum hâlâ. Gelmezse çok üzülüyorum ama kırılmıyorum. Çünkü biliyorum ki çok daha önemli bir sözü var. Verilmiş bir söz. Dersin önünde tuttuğu için değil. Şu ana kadar yapması gereken ders sayısını çoktan aştı bile. Gün aşırı ders yaptığı zaman kalbim mutluluktan resmen çatlıyor. Ben bir insana bağlanacak biri değilimdir öyle. Âkif hocanın aurası kesinlikle Kur'andan geliyor. O kadar doğal bir hali var ki. O kadar normal okuyor normal davranıyor ki. Bu beni kendime getirdi. Zor değilmiş. Ben kolaylığını görememişim. Sen neden bu kadar geriliyorsun dediğinde hocam bana böyle böyle oldu demiştim. Ama o x hoca, ben y hocayım, ben seni beklerim istersen bir saat çekmesin telefonun, hem senin düşük alma ihtimalin yok ki demişti. Hocam siz alfabenin tamamısınız diyesim var şimdi. Demem ama. Doğru da olsa övülmekten gerçekten haz etmiyor. Ama ben onun da bir yolunu buldum. Daha doğrusu onu eleştirerek övüyorum artık. Daha doğrusu, olanı söylüyorum. Kimi dinleyelim sorusuna hep söylediği isimler var. Eyvallah hepsi doğrudur. Ama bir de Mehmet Âkif KOÇ var ve siz onu hiç söylemiyorsunuz, halbuki bir Türk kari nasıl arap ağzıyla okur ben ondan öğrendim hem de çok kolay geldi bana dedim. Max tepki gülüp onu ben diyemem demesi. Ama kızmadı. Hem kızsa, Seren hanım sizle otuzuncu cüzü paylaşsın demezdi. Akif hocamın değeri başka bir tezin konusu olsun. Ben bu hatmi çok severek yaptım. Başında da dediğim gibi istemenin 1001 çeşidi varsa boş dönmeyecek tek şekli Allahtan istemek. Allah'ım bana kitabını sevdir dedim. Bu fakülte bana ne kattı bilemem ama çok çok sevmeyi kattı. Bu konuda kimden destek aldımsa maddi manevi bilerek bilmeyerek hepsinden Allah razı olsun ama Âkif hocamı Allah sevsin. Çok sevsin. Varsa sevmediği bir huyu onunda sevdiğiyle değiştirsin.
Hiç bıkmadan usanmadan okuyabiliyorsam onun Allah'ın kelamına yaklaşımındandır. Bu normal. Bu olması gereken. Bu bizim. Bu zor değil. ABC. Elif Lam Mim.
Dünden önceki gün. Tahrim suresinin ilk sayfasını hamza kıraati ile okuyabilir miyim dedim. Çünkü peş peşe o kadar çok ders yaptı ki mutlu olsun istedim. Tabi Seren hanım tabii. Okudum iyi de geldim. Bir kelimede takıldım. Hiç takılmayacak kelşme üstelik. Cibril değil Cebraiil. Güldü bana. Doğru okudum sadece fazla heceledim. Bitirdiğimde bir kariden mi dinlediniz dedi. O da biliyor bu kadar kısa sürede full öğrenmiş olmam imkansız. Evet dedim ama çok sevindi biliyorum. Dün de bana bir sayfada bu okuyuşumu bilirsen tam dedi. Sadece Sûsi diyeceğime Şûsi dedim ama ona da güldü. Olsun bildiniz dedi. Size kıraat icazeti vereceğiz verelim hatta dedi. Mesela ben en son ilk okulda öğretmen aferin dediğinde böyle olurdum. Bugün yolda girdim derse el kaldırdım nasılsa ezber sureler diye. Erkenden gelip buyrun Seren hanım 445 açın demez mi. Açtım mecbur bir de okurken ışık kapandı açtım. Bitirdim de sonra hocam ben yoldayım bir ara ışık kapandı dedim olsun gayet iyi dedi. Gayet iyi olan sizsiniz demem. İçimden derim. Ve de her dersin sonunda, yarın 20.00 dediği an ben zikre bağlıyorum. Elhamdülillah. Bazen kendimi Akif hocaya sayfa okurken ezber verirken buluyorum. Rüya değil. Beynimde geziyor. Halbuki asla bir çabası yok. O yüzden Allah'tan olduğunu anlıyorum. İhlasla istenildiği zaman Allah veriyor. Yarın değilse öbür gün Akif hoca hayatımdan gidecek. Ama Allahın kelamı ve sevgisi benimle olacak inşallah, canım bedenimde olduğu sürece ona duacı olacağım. Bu hatim öncelikle hz peygamberimizin ruhuna hediye olsun inşallah ve ölmüşlerimizin ve Akif hocamın da tüm sevdiklerinin ruhuna ferahlık versin inşallah. Amin.