Çocuk, tamamen yetişkinin keyfi iradesine, cinsel veya duygusal tatmin arayışına maruz kalmış, çaresiz bir nesnedir. Bu trajik uyuşmazlık, çocuğun zihninde ve bedeninde (açık ve örtük hafızasında) silinmez bir mühür haline gelir; birey büyüdüğünde bile ilişkilerinde sürekli bu ilk boyun eğme ve nesneleştirilme senaryosunu canlandırmak zorunda kalır.