8/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
Polisiye kitaplar, doğası gereği merak duygusunu diri tutmak, okuru ipuçlarının izinde sürüklemek ve nihayetinde tatmin edici bir çözüm sunmak üzerine kurulur. Ancak bazı yazarlar, bu gerilimli yapının merkezine suçu değil, karakterlerin özel hayatlarını yerleştirmeyi tercih eder. Karakter derinliği, kuşkusuz iyi bir romanın vazgeçilmez unsurlarındandır. Okur, dedektifin geçmişine, travmalarına, ilişkilerine temas edebildiği ölçüde onunla bağ kurar. Ne var ki bu derinlik, ana kurgunun önüne geçtiğinde soruşturmanın ve gizemin geri planda kaldığı bir anlatımda, okur kendini vaat edilen türün dışında bulur. Olay örgüsü ilerlemek yerine adeta yerinde sayar; tempo düşer, gerilim dağılır. Polisiye roman okuyan biri, yalnızca insanların hayatlarına tanıklık etmek değil, aynı zamanda bir bilmeceyi çözmenin heyecanını yaşamak ister. İyi bir polisiye, karakter derinliği ile olay örgüsü arasında hassas bir denge kurabilen romandır. Bu denge bozulduğunda ise geriye, ne tam anlamıyla bir psikolojik roman ne de tatmin edici bir polisiye kalır. Yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı okurların bir çoğu Camilla Lackberg'ı tercih etmez. Kalemini herkes bilir, karakter odaklı anlatımından dolayı yazardan uzak durur. Mina-Vincent serisinin son kitabı olan Yanılsama da yazarın bir önceki kitapları gibi karakter odaklı. Yazar maalesef hep aynı çizgide ilerliyor. Ne eksik ne fazla. Ancak ben bu kitabı da sevdim. Karakterlerin özel hayatları bana daha ilgi çekici geldi. Ayrıca kitabın sonunda iki sürpriz bekliyor bizi. Özellikle son sürpriz oldukça sarsıcı ve etkileyici. Keşke o karakterin geçmişine dair daha fazla detay verilseydi. Eğer yazar dördüncü kitabı kaleme alıyorsa, yayımlandığı anda alıp okumayı düşünüyorum. Çünkü o kişinin akıbetini çok merak ediyorum.
YanılsamaCamilla Läckberg · Doğan Kitap · 202613 okunma
·
183 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.