Stockholm’de adalet bakanına yönelik gizemli bir tehdit ortaya çıkar: belirli bir süre içinde ölüm uyarısı yapılır. Aynı dönemde, aylardır kayıp bir finansçının iskeleti metroda bulunur. Dedektif Mina Dabiri ve ekibi, bu iki olay arasında bir bağlantı olup olmadığını araştırırken, zamanla yarışmak zorunda kalır. Noel yaklaşırken gerilim adım adım tırmanır.
Mina’nın en büyük destekçisi olan mentalist Vincent Walder, illüzyon ve insan psikolojisi konusundaki bilgisiyle davaya dahil olur. Ancak Mina’nın ekibi geçmiş travmalarla mücadele ederken, Vincent’ın kişisel hayatı da sarsılmaya başlar. Hikaye ilerledikçe, var olan tehdidin gerçek mi yoksa manipülasyon mu olduğu, metroda bulunan cesedin bir oyunun parçası olup olmadığı gibi sorular gün yüzüne çıkarken, gerçek ve yanılsama arasındaki sınırın ne kadar güvenilir olduğu sorgulanır.
Mina&Vincent serisinin üçüncü kitabı olan Yanılsama’nın serinin en yoğun ve detaylı kitabı olduğunu söyleyebilirim. Ancak bu detaylar, alışılagelmiş atmosfer betimlemelerinden ziyade; ipuçları, yönlendirmeler ve yanılsamalardan oluşuyor. Yani bu kitaptaki detaylar, çözümlenme sürecinin finali olduğu için öncekilere göre daha planlı ve sistematik işliyor. Diğer kitaplarda Mina ve Vincent’ın geçmiş travmaları yavaş yavaş açılmıştı, Yanılsama’da bu durum olayların aktif parçası haline geliyor. Karakterlerin psikolojik yönleri hikâyeye ciddi ağırlık katıyor.
Polisiye ile psikolojik gerilimi, illüzyon ve zihin oyunlarıyla birleştiren, temposu yüksek, karakter derinliği baskın, önceki kitaplardan gelen soru işaretlerini çözümleyen, olması gerektiği gibi biten, biraz da sabır ve dikkat isteyen, tatmin hissi güçlü, dolu dolu bir kapanış kitabıydı.
Not 1: İlk iki kitabı okumadan bu kitaba başlamayın.
Not 2: Mina&Vincent serisi 3 kitap. El
Polisiye kitaplar, doğası gereği merak duygusunu diri tutmak, okuru ipuçlarının izinde sürüklemek ve nihayetinde tatmin edici bir çözüm sunmak üzerine kurulur. Ancak bazı yazarlar, bu gerilimli yapının merkezine suçu değil, karakterlerin özel hayatlarını yerleştirmeyi tercih eder.
Karakter derinliği, kuşkusuz iyi bir romanın vazgeçilmez unsurlarındandır. Okur, dedektifin geçmişine, travmalarına, ilişkilerine temas edebildiği ölçüde onunla bağ kurar. Ne var ki bu derinlik, ana kurgunun önüne geçtiğinde soruşturmanın ve gizemin geri planda kaldığı bir anlatımda, okur kendini vaat edilen türün dışında bulur. Olay örgüsü ilerlemek yerine adeta yerinde sayar; tempo düşer, gerilim dağılır.
Polisiye roman okuyan biri, yalnızca insanların hayatlarına tanıklık etmek değil, aynı zamanda bir bilmeceyi çözmenin heyecanını yaşamak ister. İyi bir polisiye, karakter derinliği ile olay örgüsü arasında hassas bir denge kurabilen romandır. Bu denge bozulduğunda ise geriye, ne tam anlamıyla bir psikolojik roman ne de tatmin edici bir polisiye kalır.
Yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı okurların bir çoğu Camilla Lackberg'ı tercih etmez. Kalemini herkes bilir, karakter odaklı anlatımından dolayı yazardan uzak durur.
Mina-Vincent serisinin son kitabı olan Yanılsama da yazarın bir önceki kitapları gibi karakter odaklı. Yazar maalesef hep aynı çizgide ilerliyor. Ne eksik ne fazla. Ancak ben bu kitabı da sevdim. Karakterlerin özel hayatları bana daha ilgi çekici geldi. Ayrıca kitabın sonunda iki sürpriz bekliyor bizi. Özellikle son sürpriz oldukça sarsıcı ve etkileyici. Keşke o karakterin geçmişine dair daha fazla detay verilseydi. Eğer yazar dördüncü kitabı kaleme alıyorsa, yayımlandığı anda alıp okumayı düşünüyorum. Çünkü o kişinin akıbetini çok merak ediyorum.
Lackberg’in Henrik Fexeus ile yazdığı bu ikinci roman bana göre serinin en iyisi.Sürekli fikrinizi değiştiren gelişmeler yaşanıyor ve sonu tam bir ters köşe.
YanılsamaCamilla Läckberg · Doğan Kitap · 202613 okunma
Camilla Läckberg 1974 yılında Fjällbacka'da doğdu. Göteborg Ekonomi Üniversitesi'ni bitirdi. Stockholm'de birkaç yıl ekonomist olarak çalıştı. Katıldığı yaratıcı yazarlık kursunda ilk romanı Buz Prenses'i yazdı. Parlak bir yazarlık kariyerinin başlangıcını oluşturan bu kitabı, dokuz polisiye roman, iki yemek kitabı ve bir de çocuk kitabı izledi. Läckberg'in polisiye romanları sadece ülkesi İsveç'te değil, Danimarka, Fransa ve İspanya'da çok satanlar listelerinde 1 numaraya çıktı.