Vaiz (Fjällbacka Serisi 2)Camilla Läckberg

·
Okunma
·
Beğeni
·
718
Gösterim
Adı:
Vaiz
Alt başlık:
Fjällbacka Serisi 2
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
422
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050914146
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Predikanten
Çeviri:
Elif Günay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
“Buz Prensesi”nin kahramanları Patrik ve Erika, Fjällbacka cinayetlerini araştırmaya devam ediyorlar

Kadın cinayetlerinin ardında yatan sırlar…

İsveç’te 2005 yılında Yılın Yazarı Ödülü kazanan Camilla Läckberg, okurlarını yine tüm dünyada büyük ilgi uyandıran polisiye romanı Buz Prenses’in kahramanlarıyla gizem dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

Vaiz’de olaylar maceracı küçük bir çocuğun Fjällbacka’nın tarihi bölgesi Kungsklyftan Yarığı’nda genç bir kadın cesedi bulmasıyla başlar. Ancak cesedin altında geçmişe dayanan başka kemikler de bulunması olaya yeni bir boyut katar. Bu arada Erica bir çocuk beklemektedir, Patrik ise Erica’nın hamileliği dolayısıyla yıllık izindedir. Ancak söz konusu cesedin bulunmasıyla Patrik’in izni sona erer. Bir yandan bulunan cesedin kimliğini araştırırken, diğer yandan da kemiklerin kime ya da kimlere ait olduğunu bulmak zorundadırlar. Roman; garip bir intihar, büyük bir miras kavgası, aileler arası düşmanlık ve yeni bir cinayetle, giderek daha esrarengiz hale gelecektir.

Fransa’nın en saygın polisiye yazarlarına verilen Grand Prix de Littérature Policière Ödülü sahibi olan Läckberg’in romanları sadece ülkesi İsveç’te değil, Avrupa’nın birçok ülkesinde çok satanlar listelerinin en üst sıralarında yer aldı. Kitapları tüm dünyada 5 milyonun üzerinde satan yazarın romanları İsveç’te “Fjällbacka Cinayetleri” adıyla dizi film haline getirildi.

Yorumlar

“Birinci sınıf bir İskandinav polisiye yazarı İngiliz yayın dünyasında üst sıralara çıkıyor.” – The Times

“Läckberg İsveç manzarasıyla kan dondurucu korkuyu harmanlamakta usta.” – The Guardian


Kitaptan

Yattığı yere dokundu ve avucuna aldığı kumlu toprak parmaklarının arasından süzüldü. Güçlü bir toprak kokusu; yapış yapış, iç bayıltıcı derecede tatlı bir koku vardı. Yeraltında olduğu hissine kapıldı. Klostrofobiyle birlikte büyük bir panik duygusu sardı içini. Bulunduğu yerin boyutlarını bilmese de duvarlar üzerine doğru geliyormuş gibi hissetti. Hava tükeniyormuş gibi gelince elini boğazına götürdü ama sonra paniği kontrol altına almak için derin ve sakin nefesler almaya zorladı kendini.
Soğuktu. Birden, üzerinde külotundan başka giysi olmadığını anladı. Her yeri ağrıyordu; titredi ve kollarıyla kendini sararak dizlerini karnına doğru çekti. İlk panik dalgası, kemiklerini kemiren, güçlü bir dehşete bırakmıştı yerini. Oraya nasıl gelmişti? Ve neden? Onu kim soymuştu? Aklı ona, bu soruların cevaplarını muhtemelen bilmek istemeyeceğini söylüyordu. Başına kötü bir şey gelmişti ama ne olduğunu bilmiyordu – bu da onu felç eden dehşeti ikiye katlıyordu.
Çok beğendiğim bir kurgu. Genç bir kızın cesedi, arkasında 2 kişiye ait kemikler, öldürülen bir kız daha ve yaşatılmaya çalışılan bir anı.
Gece uyku saatinden evvel başladığım, sabah 06:30 itibariyle de aralıksız okuduğum sürükleyici bir kitap. Polisiye severler kaçırmamalı ..
Patrik Hedström serisinin ikinci kitabı, ilk kitabına göre biraz ağır ilerledi. Az da olsa gereksiz ayrıntılar vardı, ama bu güzelliğine engel değil. Çok ara vermeden seriye devam etmek lazım çünkü çok karakter var ve akılda tutulması zor. Lackberg’in fazla karakter kullanmasına bu kitabında alıştığımı anladım. İskandinav polisiyesini çok sevdim. Çünkü katili tahmin etmek zor, olaylar gerçekten derin. Kesinlikle tavsiye ediyorum bu seriyi.
Kuzey ülkelerini genellikle ülkemizle sosyal ve kültürel açıdan zıt yapıya sahip ülkeler olarak biliriz. Bu romanda aslında ortak noktalarımız olduğunu görmek beni şaşırttı.
Birinci ortak noktası Fjällbacka (kopyala yapıştır yapmadan yazmak çok zor) bizim tatil kasabalarımıza benziyor.Türkiye'de yazlığı olanlar her yaz davetsiz veya kendini zorla davet ettiren misafirleri ağırlamaktan kurtulamazlar. (yazlığım yok bu arada) Erica ve Patrick de bu misafirlerden kurtulamıyorlar.
İkinci benzerlik ise insanların dini duygularını sömürerek para kazanan insanların İsveç'te de olması.
"Bir insan en şeytanca hareketleri, Tanrı'dan tam yetki aldığına inanarak nasıl haklı çıkarabilirdi? Gerçi belki o kadar da tuhaf değildi. Çağlar boyunca Tanrı adına milyonlarca insan öldürülmüştü. O güçte insanları zehirleyen ve yanlış yönlendiren, baştan çıkarıcı bir şey vardı."
Yukarıda kitaptan aldığım bölüm gösteriyor ki dünyanın değişen köşelerinde de değişen pek bir şey yok.
Kitaba gelirsek çok beğendiğimi söylemem zor. Eskiden dizilerin yazlıklarda geçen bölümleri olurdu.Günümüzde de yaz dizileri var. Bu roman bence yazlık polisiyesi olmuş. Fazla beklenti içine girmeden okunması gerekir.
Yazarın ikinci kitabıymış belki onun acemiliğidir. Başka kitaplarını eğer okursam daha sağlıklı bir kıyaslama yapabilirim belki.
Kuzey polisiyelerini her zaman sevmişimdir. Bu da onlardan birisi.
Kuzey polisiyelerinin o soğukluğu o ağır başlılığı beni her zaman cezbetmiştir. İnsanın orada yaşayası geliyor.
Romanda bir aile anlatılıyor aslında. O ailenin dramı, çöküşü, mirası. Bu kayda değer bir ayrıntı.
Bir solukta okunan bir polisiye.
Patrik'e bakıp "Garip değil mi?" dedi. "Dün akşam Tanrı beni kurtarmak için bir mucize gerçekleştirdi ama sonra bugün beni yakalattı."
Erica, erkekler ile mangal arasindaki ilişkiyi bir türlü anlayamiyordu. Normalde tavada bir parça eti pişiremeyen adamlar ,mangalda pişirme konusunda kendilerini virtüöz gibi görüyorlardı.
Bu kadar kötümser olma. Bunun için daha çok gençsin. Bu işte on yıl geçirdikten sonra öfkelenmeye hakkın var ama o zamana kadar toy kalıp sisteme inanmalısın.
Camilla Läckberg
Sayfa 185 - Doğan Kitap
El oksamaktan zorlamaya ve mıncıklamaya ,çekiştirmeye ve parcalamaya geçince hiç şaşırmadı .Bir bakıma acıyı hoş karşıladı.Bilinmeyeni beklemenin verdiği dehşettense, acının katiyetiyle baş etmek daha kolaydı.
Ölüm onunla flört etmeye, kulağına acıyı ve eziyeti yok edeceğini fısıldamaya başlamıştı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vaiz
Alt başlık:
Fjällbacka Serisi 2
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
422
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050914146
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Predikanten
Çeviri:
Elif Günay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
“Buz Prensesi”nin kahramanları Patrik ve Erika, Fjällbacka cinayetlerini araştırmaya devam ediyorlar

Kadın cinayetlerinin ardında yatan sırlar…

İsveç’te 2005 yılında Yılın Yazarı Ödülü kazanan Camilla Läckberg, okurlarını yine tüm dünyada büyük ilgi uyandıran polisiye romanı Buz Prenses’in kahramanlarıyla gizem dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

Vaiz’de olaylar maceracı küçük bir çocuğun Fjällbacka’nın tarihi bölgesi Kungsklyftan Yarığı’nda genç bir kadın cesedi bulmasıyla başlar. Ancak cesedin altında geçmişe dayanan başka kemikler de bulunması olaya yeni bir boyut katar. Bu arada Erica bir çocuk beklemektedir, Patrik ise Erica’nın hamileliği dolayısıyla yıllık izindedir. Ancak söz konusu cesedin bulunmasıyla Patrik’in izni sona erer. Bir yandan bulunan cesedin kimliğini araştırırken, diğer yandan da kemiklerin kime ya da kimlere ait olduğunu bulmak zorundadırlar. Roman; garip bir intihar, büyük bir miras kavgası, aileler arası düşmanlık ve yeni bir cinayetle, giderek daha esrarengiz hale gelecektir.

Fransa’nın en saygın polisiye yazarlarına verilen Grand Prix de Littérature Policière Ödülü sahibi olan Läckberg’in romanları sadece ülkesi İsveç’te değil, Avrupa’nın birçok ülkesinde çok satanlar listelerinin en üst sıralarında yer aldı. Kitapları tüm dünyada 5 milyonun üzerinde satan yazarın romanları İsveç’te “Fjällbacka Cinayetleri” adıyla dizi film haline getirildi.

Yorumlar

“Birinci sınıf bir İskandinav polisiye yazarı İngiliz yayın dünyasında üst sıralara çıkıyor.” – The Times

“Läckberg İsveç manzarasıyla kan dondurucu korkuyu harmanlamakta usta.” – The Guardian


Kitaptan

Yattığı yere dokundu ve avucuna aldığı kumlu toprak parmaklarının arasından süzüldü. Güçlü bir toprak kokusu; yapış yapış, iç bayıltıcı derecede tatlı bir koku vardı. Yeraltında olduğu hissine kapıldı. Klostrofobiyle birlikte büyük bir panik duygusu sardı içini. Bulunduğu yerin boyutlarını bilmese de duvarlar üzerine doğru geliyormuş gibi hissetti. Hava tükeniyormuş gibi gelince elini boğazına götürdü ama sonra paniği kontrol altına almak için derin ve sakin nefesler almaya zorladı kendini.
Soğuktu. Birden, üzerinde külotundan başka giysi olmadığını anladı. Her yeri ağrıyordu; titredi ve kollarıyla kendini sararak dizlerini karnına doğru çekti. İlk panik dalgası, kemiklerini kemiren, güçlü bir dehşete bırakmıştı yerini. Oraya nasıl gelmişti? Ve neden? Onu kim soymuştu? Aklı ona, bu soruların cevaplarını muhtemelen bilmek istemeyeceğini söylüyordu. Başına kötü bir şey gelmişti ama ne olduğunu bilmiyordu – bu da onu felç eden dehşeti ikiye katlıyordu.

Kitabı okuyanlar 45 okur

  • Nurdan Yılay
  • Bahadır Özel
  • Ayşe Bağcı
  • Gülçin Aşkın
  • Cgdm
  • Gönül Çakmak
  • Hülya Ulusoy Barutçu
  • Hayrettin Hayro Güler
  • EMİNE ARDA
  • Cüneyt Karaağaç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.8 (3)
9
%15.8 (3)
8
%31.6 (6)
7
%26.3 (5)
6
%10.5 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0