Vaiz Fjällbacka Serisi 2

7,7/10  (10 Oy) · 
22 okunma  · 
10 beğeni  · 
540 gösterim
“Buz Prensesi”nin kahramanları Patrik ve Erika, Fjällbacka cinayetlerini araştırmaya devam ediyorlar

Kadın cinayetlerinin ardında yatan sırlar…

İsveç’te 2005 yılında Yılın Yazarı Ödülü kazanan Camilla Läckberg, okurlarını yine tüm dünyada büyük ilgi uyandıran polisiye romanı Buz Prenses’in kahramanlarıyla gizem dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

Vaiz’de olaylar maceracı küçük bir çocuğun Fjällbacka’nın tarihi bölgesi Kungsklyftan Yarığı’nda genç bir kadın cesedi bulmasıyla başlar. Ancak cesedin altında geçmişe dayanan başka kemikler de bulunması olaya yeni bir boyut katar. Bu arada Erica bir çocuk beklemektedir, Patrik ise Erica’nın hamileliği dolayısıyla yıllık izindedir. Ancak söz konusu cesedin bulunmasıyla Patrik’in izni sona erer. Bir yandan bulunan cesedin kimliğini araştırırken, diğer yandan da kemiklerin kime ya da kimlere ait olduğunu bulmak zorundadırlar. Roman; garip bir intihar, büyük bir miras kavgası, aileler arası düşmanlık ve yeni bir cinayetle, giderek daha esrarengiz hale gelecektir.

Fransa’nın en saygın polisiye yazarlarına verilen Grand Prix de Littérature Policière Ödülü sahibi olan Läckberg’in romanları sadece ülkesi İsveç’te değil, Avrupa’nın birçok ülkesinde çok satanlar listelerinin en üst sıralarında yer aldı. Kitapları tüm dünyada 5 milyonun üzerinde satan yazarın romanları İsveç’te “Fjällbacka Cinayetleri” adıyla dizi film haline getirildi.

Yorumlar

“Birinci sınıf bir İskandinav polisiye yazarı İngiliz yayın dünyasında üst sıralara çıkıyor.” – The Times

“Läckberg İsveç manzarasıyla kan dondurucu korkuyu harmanlamakta usta.” – The Guardian


Kitaptan

Yattığı yere dokundu ve avucuna aldığı kumlu toprak parmaklarının arasından süzüldü. Güçlü bir toprak kokusu; yapış yapış, iç bayıltıcı derecede tatlı bir koku vardı. Yeraltında olduğu hissine kapıldı. Klostrofobiyle birlikte büyük bir panik duygusu sardı içini. Bulunduğu yerin boyutlarını bilmese de duvarlar üzerine doğru geliyormuş gibi hissetti. Hava tükeniyormuş gibi gelince elini boğazına götürdü ama sonra paniği kontrol altına almak için derin ve sakin nefesler almaya zorladı kendini.
Soğuktu. Birden, üzerinde külotundan başka giysi olmadığını anladı. Her yeri ağrıyordu; titredi ve kollarıyla kendini sararak dizlerini karnına doğru çekti. İlk panik dalgası, kemiklerini kemiren, güçlü bir dehşete bırakmıştı yerini. Oraya nasıl gelmişti? Ve neden? Onu kim soymuştu? Aklı ona, bu soruların cevaplarını muhtemelen bilmek istemeyeceğini söylüyordu. Başına kötü bir şey gelmişti ama ne olduğunu bilmiyordu – bu da onu felç eden dehşeti ikiye katlıyordu.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    422
  • ISBN:
    9786050914146
  • Orijinal Adı:
    Predikanten
  • Çeviri:
    Elif Günay
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Sadık Kocak 
15 Nis 10:55 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Çok beğendiğim bir kurgu. Genç bir kızın cesedi, arkasında 2 kişiye ait kemikler, öldürülen bir kız daha ve yaşatılmaya çalışılan bir anı.
Gece uyku saatinden evvel başladığım, sabah 06:30 itibariyle de aralıksız okuduğum sürükleyici bir kitap. Polisiye severler kaçırmamalı ..

İlhan DALKIRAN 
15 Ağu 22:34 · Kitabı okudu · 24 günde · 6/10 puan

Kuzey ülkelerini genellikle ülkemizdeki sosyal ve kültürel açıdan zıt yapıya sahip ülkeler olarak biliriz. Bu romanda aslında ortak noktalarımız olduğunu görmek beni şaşırttı.
Birinci ortak noktası Fjällbacka (kopyala yapıştır yapmadan yazmak çok zor) bizim tatil kasabalarımıza benziyor.Türkiye'de yazlığı olanlar her yaz davetsiz veya kendini zorla davet ettiren misafirleri ağırlamaktan kurtulamazlar. (yazlığım yok bu arada) Erica ve Patrick de bu misafirlerden kurtulamıyorlar.
İkinci benzerlik ise insanların dini duygularını sömürerek para kazanan insanların İsveç'te de olması.
"Bir insan en şeytanca hareketleri, Tanrı'dan tam yetki aldığına inanarak nasıl haklı çıkarabilirdi? Gerçi belki o kadar da tuhaf değildi. Çağlar boyunca Tanrı adına milyonlarca insan öldürülmüştü. O güçte insanları zehirleyen ve yanlış yönlendiren, baştan çıkarıcı bir şey vardı."
Yukarıda kitaptan aldığım bölüm gösteriyor ki dünyanın değişen köşelerinde de değişen pek bir şey yok.
Kitaba gelirsek çok beğendiğimi söylemem zor. Eskiden dizilerin yazlıklarda geçen bölümleri olurdu.Günümüzde de yaz dizileri var. Bu roman bence yazlık polisiyesi olmuş. Fazla beklenti içine girmeden okunması gerekir.
Yazarın ikinci kitabıymış belki onun acemiliğidir. Başka kitaplarını eğer okursam daha sağlıklı bir kıyaslama yapabilirim belki.

Kitaptan 4 Alıntı

Sadık Kocak 
15 Nis 10:35 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Patrik'e bakıp "Garip değil mi?" dedi. "Dün akşam Tanrı beni kurtarmak için bir mucize gerçekleştirdi ama sonra bugün beni yakalattı."

Vaiz, Camilla Läckberg (Sayfa 401)Vaiz, Camilla Läckberg (Sayfa 401)
lokman fındık 
20 Şub 09:39 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Erica, erkekler ile mangal arasindaki ilişkiyi bir türlü anlayamiyordu. Normalde tavada bir parça eti pişiremeyen adamlar ,mangalda pişirme konusunda kendilerini virtüöz gibi görüyorlardı.

Vaiz, Camilla LäckbergVaiz, Camilla Läckberg
İlhan DALKIRAN 
12 Ağu 18:09 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Bu kadar kötümser olma. Bunun için daha çok gençsin. Bu işte on yıl geçirdikten sonra öfkelenmeye hakkın var ama o zamana kadar toy kalıp sisteme inanmalısın.

Vaiz, Camilla Läckberg (Sayfa 185 - Doğan Kitap)Vaiz, Camilla Läckberg (Sayfa 185 - Doğan Kitap)
lokman fındık 
19 Şub 20:07 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

El oksamaktan zorlamaya ve mıncıklamaya ,çekiştirmeye ve parcalamaya geçince hiç şaşırmadı .Bir bakıma acıyı hoş karşıladı.Bilinmeyeni beklemenin verdiği dehşettense, acının katiyetiyle baş etmek daha kolaydı.

Vaiz, Camilla LäckbergVaiz, Camilla Läckberg