Camilla'nın okuduğum ikinci polisiye romanıyla geldim ve gene kendisine bayıldım. Bana göre gerçekten polisiye ve gerilimin kraliçesi.
Deniz Kızı kitabını uzun süre etkisinde kalarak okudum. Polisiye ve gerilimi bir kenara bıraksak olayın arkasında ki hikayede çok etkileyiciydi. Şimdi
Vaiz de bir o kadar iyi buldum. Kimisine göre karışık gelebilir ama ben yazarın tarzını bildiğimden ötürü olayları birbirine bağlamakta hiç zorlanmadım. Hiç polisiye okumamış birinin Camilla'nın eserini seçmesi onun için biraz yorucu olabilir. Ama sıradan polisiye hikâyelerinden bıkmışsanız, dolu dizgin bir merakla kitap okumak istiyorsanız Camilla'nın eserlerine bir bakın derim. Camilla polisiyeyi sadece İsveç'te değil, bir çok ülkede zirveye taşıyacak biri, ben kendisinin eserlerini çok severek müthiş bir gerilimle okuyorum. Biraz iddialı konuşmuş olabilirim sonuçta bunlar benim görüşlerim ve polisiye deyince aklıma ilk gelen isimler arasında kendisi.
Vaiz bir serinin eserleri fakat ben farkında olmadan karışık şekilde okumuşum neyseki kitapların birbiri ile çokta bir bağlantıları yok. Polisiye sever herkese tavsiye ediyorum.
Camilla Lackberg'in Fjällbacka Serisi 2 . kitabı Vaiz ...İlk kitap Buz Prenses di ve severek okumuştum...Bu kitapda gerek konu gerek kurgu ve akıcılık bakımından oldukça başarılıydı...Her şey ufak bir çocuğun genç bir kadın cesedi bulmasıyla başlar ...Cesedin altında ise geçmişe ait iki kadının kemiklerinin bulunması gizemin, bilinmezliğin kapılarını açar...Ve bu kapıdan giren karakterlerimiz için zorlu bir soruşturma süreci başlar ki bu çok şaşırtıcıdır...Zira köklü bir ailenin sır perdesi yavaş yavaş aralanır ...Dini , çıkarlar için kullanma yani din şarlatanlığı beyin yıkama veya kişilerin bazı hurafelere inanmasını ve uygulamasını sağlamanın nelere yol açtığını okuyoruz ..."Bir insan en şeytanca hareketleri, Tanrı'dan tam yetki aldığına inanarak nasıl haklı çıkarabilirdi? " cümlesi kitabın ana temasını yeterince açıklayan bir içeriğe sahip....İskandinavlar bu işi biliyor....
VaizCamilla Läckberg · Doğan Kitap · 2013455 okunma
Vaiz kitabı, hiç araştırma yapmadan tamamen tesadüfi şekilde aldığım bir kitap. Okumaya başlamadan önce araştırdığımda aslında polisiye bir seri olan, Fjällbacka serisinin ikinci kitabı olduğunu öğrendim; ilk kitabı ise
Buz Prenses. Serinin ikinci kitabı olmasına rağmen hem karakterlere hem de yaşamlarına kısa bir sürede adapte oldum. Ancak bu demek değildir ki ilk kitabı merak etmiyorum
Kitapta olay küçük bir çocuğun oyun oynamak için ailesinden gizlice gittiği kayalıklarda bir ceset görmesi ile başlıyor. Devamında yapılan araştırmalarda cesedin yani sıra yanında bulunan kemiklerle geçmişte kayıp olan kızların kemiklerine ulaşılıyor. Kitaptaki olaylar diğer polisiye kitaplara kıyasla çok farklı olmamakla birlikte yazar biraz daha aile, din, çocuk büyütme, akrabalık gibi daha manevi duyguların üstünden çarpıcı olmaya çalıştığını düşünüyorum. Bunun yanı sıra çocuklara söylediğimiz her cümlenin hatta her kelimenin onların hayatında ne gibi duyguları olaylara yer açacağını bilemeyiz ve bu noktada yazarın işlediği fikri -her ne kadar trajik olsa da- çok sevdim. Kendisi romanında özellikle ebeveyn olma konusu üzrinde farklı bakış açılarıyla durmuş.
Vaiz, İskandinav Bölgesi'nin sakin yaşamında oldukça hareketli olayları kapsasada daha gizemli, karışık temposu her daim yüksek polisiye bir romanları okuduysanız bu kitap tempo noktasında pek heyecan vermeyebilir. Sanırım coğrafya kaderdir sözü burada da devreye giriyor
Roman Doğan Kitabevinden çıkmış ancak şu anda sanırım kitap daha basılmıyor. Eğer bir kitapçıda ya da sahafda denk gelirseniz farklı solukta bir polisiye roman okumak isteyenlere tavsiye edebilirim.
Nedendir bilmiyorum ama kitabı bu kadar çok beğeneceğimi pek düşünmedim... Ancak araştırmadan bodoslama okuyunca serinin ikinci kitabından başlamış oldum... Umarım ilk kitapla fazla bir bağı yoktur, varsa da geçmiş olsun...
.
Kitap, küçük bir çocuğun gitmesinin yasak olduğu bir yere gizlice gitmesi ve orada bir ceset bulmasıyla başlıyor... Bir ceset gibi görünse de aslında üç ceset... Yıllar önce kaybolan ve bulunamayan iki genç kadının da kemikleri bulunuyor... İpuçları takip edildikçe vahşet gözler önüne seriliyor... Bir intihar ve bozuk aile ilişkileriyle karşılaşan Patrik'in ensesinde olayların nereye dayanağını merakla okudum...
.
Polisiyede fazla bir şey söylenemiyor işin tadı kaçmasın diye ama şunu söyleyeyim ki çocuklara masumca bile olsa söylenen yalanlar çok büyük felaketlere yol açabiliyor... Burada pek masumca olduğu söylenemez elbette... Bu ancak çocukların masumluğunu kullanmak olur... Dini duyguların sömürülmesi her yerde, her zamanda var ve çok kişi bu tuzaklara düşüyor... Hele bir de üstün bir varlık olduğuna inandırmışsa...
.
Fjällbacka serisinin ilk kitabı da Buz Prenses'miş. Belki bir gün okurum...
Çok beğendiğim bir kurgu. Genç bir kızın cesedi, arkasında 2 kişiye ait kemikler, öldürülen bir kız daha ve yaşatılmaya çalışılan bir anı.
Gece uyku saatinden evvel başladığım, sabah 06:30 itibariyle de aralıksız okuduğum sürükleyici bir kitap. Polisiye severler kaçırmamalı ..
VaizCamilla Läckberg · Doğan Kitap · 2013455 okunma
İsveçli polisiye yazarı Camilla Lackberg’in Fjällbacka romanları serisine dahil olan Vaiz adlı kitabının incelemesi ile sizlerleyiz.
Bazı dizilerin belirli bölümlerinde veya filmlerde başvurulan garip bir teknik vardır. Filmin veya bölümün etrafında döneceği söylenen ve insanlarda beklenti yaratan karakter, film/dizi boyunca gösterilmez ve sadece adı anılır. Daha iyimser senaryolarda ise bahsi geçen kilit karakterin, geçmişe dair görüler aracılığıyla gösterilmesi vb. yöntemler ile en azından tüketiciye bir miktar tatmin hissiyatı sağlanmış olur. Ama bu durum yine de izleyici/okuyucunun aklında şu soruyu bırakır:
“Filmde/dizide X kişisi ortalıkta olsaydı olaylara nasıl etki ederdi?”
Murathan Özlü
İncelemenin tamamı: kayiprihtim.com/inceleme/vaiz-c...
Yazarın en iyi kitabı kurgusu sürükleyici ligi ve temposu , yazarın buz prensesi ve saklı çocuk kitabını da okudum en beğendiğim bi kitap oldu öneririm
Genç bir kadının cesedi, altında iki farklı insana ait kemik kalıntılarıyla birlikte bulunur. Böylece güncel cinayet, geçmişten gelen çözümsüz kayıplarla birleşir. Başkomiser Patrick Hedström ve ekibi, kasabanın derin aile sırları ve eski çatışmalarla örülü bu karmaşık dosyayı çözmek zorunda kalır.
Spoiler
Kendisini "şifacı" olarak adlandıran Ephraim, parayla tuttuğu adamlarla insanları kandırıp para kazanıyor. Bu şifacılığın oğullarında olduğunu da iddia ediyor ve aynı şeyleri onlara da yaptırıp buna onları inandırıyor. Çocuklar da kendilerini şifacı sanıyor. Günün birinde baba, şifacılıklarının yok olduğunu öne sürüyor çünkü onların gerçekten buna inanmayı sürdürmeleri sinirini bozmaya başlıyor. Oğullarından biri zaten durumdan şüphelendiği için bunun bitmesini çabuk kabulleniyor ancak diğeri için durum aynı şekilde işlemiyor. Johannes isimli oğlu durumu kabullenemiyor ve hiç var olmamış yeteneğini yeniden kazanmaya çalışıyor. Yıllar sonra defterini bulan ve sürekli dedesinin anlattığı "şifacı hikayelerini" dinleyen Johannes'in oğlu da kendisinde bu yeteneğin çıkacağına inanıyor. Defterde yazanlarla çalışmaya başlıyor ve bunu yaparken kadınları hedef alıyor. (Onları iyileştireceğine inanarak zarar veriyor œ) Ama elbette en baştaki palavralardan dolayı bu hiçbir zaman gerçekleşmiyor. Çünkü hiçbirinin öyle bir yeteneği yok. Jacob'un da yoktu. Zarar verdiği kadınları iyileştirmedi.
VaizCamilla Läckberg · Doğan Kitap · 2013455 okunma
Kitaptaki olay örgüsü, birleştirmeler ve kanıtların birbirine bağlanmış şekli güzeldi. Sadece tek başına oturup okunacak kadar akıcı olduğunu düşünmüyorum. Bir kaç farklı kitapla beraber okunabilir bir tür.
En çok hoşuma giden şey inandığımız ve çevremize inandırdığımız bilgilerin, yaşayış tarzının ileri de çok farklı sonuçlara yol açabileceğini, seçim yaparken dikkatli olmanız gerektiğini görmüş oldum.
Niyetinin kendi çıkarını korumak olduğu bir hayat yaşıyorsan bir gün onunla sınanıyorsun.
Camilla Läckberg 1974 yılında Fjällbacka'da doğdu. Göteborg Ekonomi Üniversitesi'ni bitirdi. Stockholm'de birkaç yıl ekonomist olarak çalıştı. Katıldığı yaratıcı yazarlık kursunda ilk romanı Buz Prenses'i yazdı. Parlak bir yazarlık kariyerinin başlangıcını oluşturan bu kitabı, dokuz polisiye roman, iki yemek kitabı ve bir de çocuk kitabı izledi. Läckberg'in polisiye romanları sadece ülkesi İsveç'te değil, Danimarka, Fransa ve İspanya'da çok satanlar listelerinde 1 numaraya çıktı.