Paulo Coelho’nun Okçu’nun Yolu kitabı bana uzun uzun olay anlatan romanlardan çok, sakin birinin oturup hayat tavsiyesi vermesi gibi hissettirdi. Kitabı okurken aslında okçuluğu değil; sabrı, disiplinli olmayı ve insanın kendi yolunu bulmasını okuyoruz. Bazı cümlelerin altını çizme isteği uyandırıyor çünkü direkt insanın hayatına dokunuyor.
Kısa olmasına rağmen düşündüren bir kitaptı. Özellikle “hedefe giderken kim olduğun” fikri bence kitabın en güçlü tarafıydı. Ağır ilerleyen bir roman değil, daha çok kafa dinlemelik ve sakin zamanda okunacak bir kitap gibi. Tavsiyemdir...