Gitti.
Yalnızım...
Hayır, "o"nunla, diğer benle kaldım. Bacak bacak üstüne atıp sandalyeme oturdum, yatağa kendini atan beni, başka bir "oralardan" merakla izledim.
Her şey yerli yerindeydi. Her zamanki normal, bildik, sade manzara; Işıklarla parıldayan cam binalar, soluk cam gökyüzü, yeşilimsi sessiz gece. Ama bu sessiz, serin camın altında usulca koşturan vahşi, kızıl ve kıllı bir şey vardı. Ve ben, nefes nefese, geç kalmama çabasında, onunla birlikte koşuyordum.