·595 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Mayıs 2026 22:19 "Neredeyse her zaman gizli bir kader olur, dışarıdan görülen ve açıkça yaşanan kaderi peşinden sürükleyen gizli bir kader vardır; dünya çapındaki neredeyse her olay içerideki kişisel bir çelişkinin yansımasıdır." (S.55)
Zweig'nın biyografi kitaplarını sevmeyen olduğunu sanmıyorum. Bence aralarında en iyilerinden biri de Marie Antoinette idi.
Çocuk yaşta evlendirilmesinden,Fransız ihtilali ile tahtan oluşuna ve idamına uzanan süre toplamda 38 sene ve kitap 600 sayfaya yakın :)) Bence Zweig "Vasat bir karakterin portresi" derken, bir yandan da elindeki potansiyeli kullanmamış, gücünün farkında olmayan, aynı zamanda vasat bir talihin de parçası olmuş bir kadın profili çizmeye çalışmış. Çünkü kitabın sonlarında özellikle mahkemede savunma yapan kraliçe aynı kadın mı diye düşünmeden edemedim. Madem kafan bu kadar çalışıyordu, farkındalığın yüksekti de kendini bunca sene neden heba ettin diye sormak lazımdı? Belki de 16. Louis gibi kendinin antitez örneği olacak bir eşi olmasaydı onun için de saray daha başka olabilirdi. Çocuk yaşta evlendirilmenin üzerine, kraliyetin verdiği baskı ve eşinin yemek, uyumak,kitap okumak dışında pek bir şey yapmıyor olması sanki kraliçeyi bunlara bir tepki olsun diye var olmuşcasına bir yaşama itiyor.
Çok severek okudum. Bazen uzatıldığını hissetsem de Zweig'ın kalemine alışık olunca çok da zorlanmadım. Dolambaçlı laf vurmalarının farkına varabilmek için biraz tarih bilgisi gerekiyor hepsi bu. Herkese keyifli okumalar dilerim.