Haritada gözükmeyen bir adada gönüllü olarak çalışmayı seçen meteoroloji uzmanının, karşılaştığı olağanüstü durumlarla sınandığı, başkalaştığı ya da özünde olanı farkettiği ve tekerrür eden hikayenin başına döndüğü bir hikayeyi anlatıyor. Savaş güdüsünün insanın varoluşunda ne kadar güçlü olduğunu , özellikle 1. Dünya Savaşından sonra geçen bir hikayeyle anlatmaya çalışmış yazar. Dili çok akıcı. Gerçekten olağandışı hatta oldukça rahatsız edici diyebileceğim birçok unsur varken okumaktan kendinizi alamıyorsunuz. Çünkü tıpkı yalnızca yaşam mücadelesi veren diğer hikayelerde olduğu gibi, insanın dar alanda kendi dünyasının sınırlarını zorladığı ve güç durumlarda hangi yola başvurabileceğini görmek herkesin merak ettiği bir tablo. Şimdi ne olacak? Bir insan ne kadar ileri gidebilir? Güç mücadelesinde diğer varlıklarla nasıl bir ilişki kurabilir? İnsanın sınırları nerede başlar nerede biter? Ahlak kavramını ortaya atan insan için bu kavram ne zaman geçerlidir? Okuyan çoğu soruya cevap bulabilir…
*Zoofili unsurlar içerdiği için ve belki bunun normalleştiği yada güzelleme olarak da görülebilecek ifadeler olduğundan rahatsız edici diyorum tekrar edeyim.