·216 syf.····Okunma: 20 Mayıs 2026 13:55 Onsuz yaşamayı düşünemediğin ikizin bu dünyadan gittiğinde, dünyada sana kalan ne olur?
Jente Posthuma'nın yazdığı ve 2024 Uluslararası Booker Ödülü'nde kısa listede yer alan Bunu Düşünmek İstemezdim, bir günlük okuyormuşçasına yas kitabı. Aklına ne geldiyse yazmış gibi. Acının işlendiği, dramatik bir yas değil bu. Basite indirgenmiş cümleler, geçmiş anıları ve şimdiki yaşamı arasında gidip geldiğimiz; yasın o kafa karıştırıcı gizli kalmış yanı. Hani sanki bir olay olacak, bardağa son damla damlayacak ve her şey taşacak gibi ama bir o kadar da durgun suyun üzerinde yüzen bir gül yaprağı gibi...
Bir kız ve bir erkek ikiz kardeşlerimiz var romanda. Kız kardeş tarafından anlatılıyor. Erkek kardeşinin intihar ettiğini başta anlıyoruz zaten. Kardeşinin ölümü sonrası küçüklüklerine dek inen anılar yumağı arasında dolaşıyoruz. Geçmişten bahsederken günümüze geçebiliyor. Erkek kardeşinden bahsederken kendini anlatmaya devam edebiliyor. Ölümünden hemen öncesini anlatırken hemen sonrasına da geçebiliyor. Bir yandan da kardeşini tekrar tanımaya çalışıyor yaşadıklarını tekrar düşünürken.
Birinin hayat neşesi, diğerinin ölüm karanlığını aydınlatabilir miydi? Birinin onsuz yaşamak istemezken diğerinin olabildiğine uzaklaşmaya çalışması orta yolu getirebilir miydi? Bu hayatta aldığı her nefeste kardeşini yaşatmaya, unutmamaya çalışırken, bir yandan da aldığı her nefesten utanç duyabilir mi? Biri giderken diğerinin yaşamaya devam edebilmesi hayatın kurallarından...
Kardeşi olmayan bir okur olarak basit dilinin ağırlığını hissedebildim. Edebi dille bir anlatım arayan okuyucuyu belki memnun etmez. Kardeşi olanları tetikleyebilir. O yüzden tavsiye etme konusunu es geçebilirim.
"Ve sonra endişelenecek bir şey olmasa bile sonsuza kadar endişeleneceğinden korkmaya başladı."