Bu seriye başlamak için o kadar heyecanlıydım ki^^ Yazar kitabı çıkarttığından beri hem küçüklüğümün yazarının yepyeni bir kurgu yazmış olmasından hem de şimdiye kadar hiç duymadığım bir türe (Türün isimi Sineroman) sahip olmasından ötürü çok fazla dikkatimi çekmişti. Kısacası bunca heyecanlı bekleyişiminde karşılığını aldığımı düşünüyorum.
Öncelikle Sineroman nedir sizlere kısaca onu açıklayayım. Sineroman: Senaryo ve roman formatının birleşimidir diyebilirim.Bir roman okuyoruz fakat sanki yönettiğimiz bir filmmiş gibi hissettiriyor. Açıkçası ben bu türde bir şeyler okumayı gerçekten çok sevdim umarım ilerki zamanlarda da daha fazla bu türde kitaplar görürüz.
Şimdi kitabın olay ve karakterlerine geçmeden önce ben yazım dilinide çok sevdim. Sanırım senaryo formatında olmasından da ötürü her şey açıkça yazıldığı için çok kolay ve hızlı okunabiliyordu.(yani bir oturuşta bitirebileceğiniz bir kitap ₍ᐢ. .ᐢ₎)
Dili kurguyu çok güzel taşımıştı. Ne bir fazlalık nede yetersizliği vardı. Yazar özellikle farklı kurgular yazdığı için aslında bu konuda ne kadar yetenekli olduğunu bu kitabında da hissettirmişti.
Olay örgüsünün gizemi, evrenin karanlığıyla birleşmesiyle her sayfada kurgunun daha çok derinleşmesini okuyoruz. Böyle kurguları gerçekten çok sevdiğim için sayfalar boyunca daha gizem dolu karanlık sahneler okumak benim çok hoşuma gitti. Özellikle kitabın sonunda gizli kulüpte yaşanılanlardan sonra şaşkınlıklar içerisinde ikinci kitaba başladım.
Karakterlere gelecek olursam serinin her bir kitabını farklı karakterler ağzından okuyoruz. İlk kitabımız ise Melina’nın ağzından anlatılıyor. Melina hem geçmişinde yaşadıklarından ötürü hemde okuduğu okulda hayalet gibi olmasından, görüldüğü zamanlarda ise dışlanmasından ötürü psikolojisi çok iyi durumda değil. Özellikle annesinin o çok küçükken delirmiş olması ve bu durumdayken yaptıklarının Melinaya da yansımış olması onun şu anki ruh halinin büyük bir kısmını oluşmasına sebep olduğunu düşünmemizi sağlıyor. (Ona gerçekten çok üzülüyorum
૮(◞ ‸ ◟ )ა)
Ayrıca kendisi okulumuzun popüler çocuğu olan Arın’a aşık kitap boyunca onun çevresine küçük notlar ve çizimler bırakıyor bu sayede araların bir iletişim başlıyor. Fakat bazı sahnelerde Arın’a olan aşkı daha çok takıntı gibi hissettirdi. Özellikle Arının çöpe attığı şişeleri bile alıp onlardan vazo yaptığı sahne kitap boyunca bu şekilde hisleri konusunda hastalıklı gelen düşünceleride vardı ve bu birazcık beni korkuttu. ૮꒰ ྀི >⸝⸝⸝< ྀི꒱ა umarım kitabın ilerleyen kısımlarında onun kaderinin de annesi gibi olduğu sayfalar okumayız..
Kısacası Melinayı okurken gerçekten keyif aldım. Umarım diğerki kitaplarda farklı karakterlerin anlatımından anlatılıyor olsa da onun düşüncelerinin yansıdığı sahneler okumaya devam edebiliriz çünkü bu kitapta da en sevdiğim kısımlar o sahneler oldu.
Diğer ki karakterlerler hakkındaki düşüncelerimi ise açıkçası her birinin kendi kitabında anlatmayı daha hoş bulduğum için bu incelemem de onlara çok girmeyeceğim. Kısaca bahsedersem eğer Arın, Mete, Dora, Uzay, Kutay, Berk ve Demir KAOS isimli oyun uygulamasının kurucuları ayrıca kurgununda geçtiği Neva kolejinin popüler çocuklarıdır. Bu uygulamayı kurmalarının amacı oyun yayınları açmaları ama bu oyunlar bildiklerimizden farklı olarak gerçek hayat üzerinde oynanılan oyunlar. (Kurgunun hissettirdiklerinden ve kitabında sonundan anladığım üzere bu oyunlar fazlasıyla tehlikeli oyunlar (っ º - º ς))
Bu karakterler aslında başlarda çok sıradan hani bu tip kurgularda var olan karakterler gibi hissettirmişlerdi bana fakat ilerleyen vakitlerde hislerim her birinin içten içe başka derinlikleri olduğunu düşünmemi sağladı. Neden bilmiyorum ama sanki ilerleyen kitaplarda onların hikayeleri hakkında daha fazla noktaya adım atacakmışız gibi geliyor. Onlar haricinde bahsetmek istediğim 2 karakter daha var Toprak ve Gece. Toprak Arın’ın kardeşi. Kendisini çok fazla okuyamasamda içten içe çok sevdim ve ayrıca Melina’yı Arın’dan daha çok Toprak’la yakıştırdım ૮꒰ ˶• ༝ •˶꒱ა ♡ özellikle hiç bir şey olmamasına rağmen Melina’nın Terapist odasından çıkıp Toprak’ın önünden geçtiğinde birbirlerini tanısalar çok minnoş bir şekilde birbirlerini destekleyeceklerini düşündüm. (Birde gerçekten çok yakışıyorlar. Hem çok tatlı bir çift olurlar hemde birbirlerinin yaralarını sararlardı.)
Ne kadar Arın ile olan minik iletişimlerinde ve spoiler olmasın diye söyleyemediğim o sinek sahnesinde minnoş minnoş olsam da içten içe Toprak ile Melina’yı yakıştırmadan duramıyorum^^
Bir sonra ki kitabıda Toprak’ın anlatımıyla okuyacak olmak beni çok heyecanlandırıyor.
Son olarak Gece den de bahsedecek olursam kendisi Uzayın kardeşi ve Uzayın daha gotik, karanlık ve sessiz hali diyebilirim. Açıkçası onu Uzaya kıyasla daha fazla sevdim. Genelde Gece gibi karakterler o sessizliğinin altında büyük bir şeyler barındırıyor olur bu yüzden de Onun anlatımıyla okuyacağımız kitabı da çok merak ediyorum. Onun iç dünyasını, hislerini okumak için… Umarım en kısa zamanda serinin devam kitapları da çıkmaya devam eder.
Eğer sizde lise/ üniversite kurguları okumak isterseniz ve gizem, aksiyon, aşk, dram türlerini okumayıda seviyorsanız bu seriyede bir şans vermenizi çok isterim. Umarım Kozmos’un yönetmenliğini yaparken sizlerde çok keyif alırsınız. ૮ ྀིᴗ͈ . ᴗ͈ ྀིა