Öncelikle böylesine sıra dışı bir tür denediği için Büşra'yı tebrik ederim. Kendim yazmış, kendim yönetmiş gibi hissettim ve her sahnede kafamın içinde başka bir şarkı çaldı. Ama bazı yönden eksikleri var: Karakterler çok siyah beyaz; zengin, kötü çocuk/zengin, kötü kız. Keşke biraz daha gri alan yaratsaymış. Melina, Ekin, Toprak ve Maya dışında hepsine sinir oldum. Arın okul çatısında, koridorda çıplak geziyor mesela; belki bilinçli bir yazım tercihidir ama eğer "Oha, bad boy!" tepkisini verelim diye yazıldıysa, olmamış. Bunun dışında belki kitabın türüyle ilgilidir, belki yazar bilerek böyle yapmıştır ama hikâyesi çok yavaş gibi geldi. Melina'nın kötü ruh hali detaylandırılmamış maalesef. Şöyle açıklayayım: Çocukluğunda annesi gözlerinin önünde atak geçiriyor, kızın saçlarını mahvediyor ve 5 yaşındaki Melina sadece gülüyor. Klasik bir ağlama sahnesi yazmak istememişse bile, donup kalması pedagojik açıdan daha mantıklı olurdu... Son olarak da, daha çok karakter tanıtmaya odaklanılmış gibi ve sadece bitişini vurucu, meraklandırıcı bir şekilde yazmış.