Başka Bir Yerden Tanışmak
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 12:39
Bu tam olarak bir inceleme değil. Çünkü ilk defa bir kitabı hem okur hem de onu yazan kişi olarak anlatıyorum. O yüzden burada hiçbir şekilde spoiler olmayacak. Daha çok hikâyenin ana temasından, ve her zaman yaptığım gibi okuma rehberi gibi anlatacağım. Aynı zamanda neden bu kitaba 10 puan verdiğimi ve neden sevdiğimi de anlatmaya çalışacağım. Belki bu kitabı hiç okumak istemeyeceksiniz, belki tam tersine kendinizden bir şey bulacaksınız. Ama sonuna kadar okursanız, sadece Araf’ı değil, beni de biraz daha iyi anlayacaksınız. Kitap iki kısımdan oluşuyor. İlk kısımda anlatıcımız Ercan bize kendi hikâyesini anlatıyor.. "Yazarken o kadar etkilenmemiştim ama okurken bir ara o psikoloji bana bile geçti, öyle anlattı ki Ercan" İkinci kısımdaysa anlatıcı değişiyor ve Tanrı gözüyle olaylara daha geniş, daha dışarıdan bir yerden tanık olmaya başlıyoruz. Aynı olayları başka karakterlerin gözünden görmek, bazı şeylerin neden yaşandığını ya da insanların birbirlerini nasıl yanlış okuyabildiğini fark ettiriyor. Özellikle insanların neleri nasıl gözden kaçırdığına bakmayı sevenler için ikinci kısmın farklı bir tarafı olduğunu düşünüyorum. Daha önce incelemelerimi okuyanlar, psikolojik anlatım tarzlarına ve parçalı kurguya olan zaafımı hatırlayacaktır. Birinci kısımda bazen tek bir cümle, küçücük bir olay ya da geçip gidilmiş gibi duran bir detay görüyorsunuz. Ama ikinci kısma geçtiğinizde o küçük görünen şeylerin aslında ne kadar büyük sonuçlara dönüştüğünü fark etmeye başlıyorsunuz. Bir karakterin sıradanmış gibi anlattığı bir davranışın, başka bir insanın hayatında nasıl derin bir kırılmaya dönüştüğünü görebilisiniz, hikâyenin en sevdiğim taraflarından biri buydu. Birinci kısımda Ercan ne anlatıyorsa, ikinci kısımda diğer karakterler de yine aynı olayların etrafında dolaşıyor. Hikâye düz bir zaman akışında ilerlemiyor; bazen bir anda geçmişe, bazen o ana, bazen de gelecekten kurulmuş tek bir cümleye geçebiliyor. Bu yüzden okurken “Ben bunu okumuş muydum?” ya da “Şu an hangi zamandayız?” hissi oluşabilir. Hatta annem bir yerde “Oğlum yanlış basmışlar, aynı yeri bir daha okudum. Yayınevi hiç kontrol etmiyor mu?” diyip suçu direkt yayınevine attı. Ama o dağınıklık hissi bilinçliydi. Çünkü kitabın anlatım yapısında, zihni toparlanamayan bir insanın içinde dolaşıyormuş hissi oluşmasını istedim. Baştan bunu bilerek okumak bazı şeyleri daha rahat oturtabilir. “ Her biri aynı geceyi farklı hatırladı, ama gerçek hepsi için aynıydı.” Araf ,s.208 Kitapta uzun uzun betimlemeler yok. Hatta karakterlerin belirgin fiziksel siluetleri bile yok denecek kadar az. Okuyucu onları biraz da kendi çevresinden, kendi hayal dünyasından tamamlıyor. Çünkü ben daha çok yüzlerini değil, davranış biçimlerini, düşüncelerini ve kırılma anlarını görünür yapmak istedim. Bunu da bilinçli olarak tercih ettim. Hikâye daha çok duygu, düşünce ve karakterlerin iç dünyası üzerine kurulu. Hatta bazı olaylar tekrar ediyormuş gibi hissettirecek; çünkü gerçekten tekrar ediyor. Özellikle ikinci kısımda bazı yerler okurken beni bile yordu. Yazarken o ruh hâlinin okura da geçmesini istemiştim ama okur tarafına geçince bazı yerlerde “Bu kadarına çok da gerek yokmuş,” dediğim oldu. Çünkü anlatıcı yaşadığı dünyayı sadece kendi gördüğü kadarıyla anlatıyor. Bu yüzden okurken bir odayı ya da sokağı değil, daha çok insanların zihninin içinde dolaşıyormuşsunuz gibi bir his oluşuyor. Kitaba neden 10 puan verdiğime gelirsek… Aslında en başta kitaba puan vermeyi hiç düşünmüyordum. Sadece incelemesini yapacaktım. Belki yalnızca hikâyeden, anlatım tarzından ve hissettirdiklerinden bahsedecektim. Ama kitap çıktıktan sonra yaşadıklarım, beni bu kısmı yazmaya itti. En basit hâliyle anlatmam gerekirse; hayatında neredeyse hiç kitap okumayan, okumayı çok seven biri olmayan annem dün kitabı elinden bırakamadı. Kahve molaları verdik, sigara içerken karakterleri konuştuk. Bana yakaladığı yerleri, kaçırdığı yerleri anlattı. Bazı sahneleri konuşurken bir anda hayattan konuşmaya başladık. Sonra kitabı çok beğendiğini söyleyip beni sıkı sıkı öptü. Onu öyle görmek… O anları yaşamak… Bu kitabın sayesinde oldu. O yüzden bu kitap benim için, onu yazdığım için değil; böyle anlara vesile olduğu için değerli hâle geldi. Bir de bu kitabı hiç okumadan bile bana çok güzel şeyler hissettiren buradaki okur arkadaşlarım oldu. Paylaşılan o heyecanlar, goygoy muhabbetleri, gelen mesajlar, benimle birlikte sevinmeleri, heyecanlanmaları… Hatta bu sohbetlerin içinden iki ayrı öykü fikri bile çıktı. Biri dün gece doğdu; konuşurken taslağını anlattığım anda karşı tarafın aldığı heyecan beni daha da yazmaya itti. Diğeri ise bu sabah, tamamen mesajlardan doğan güzel bir yanlış anlaşılmanın içinden çıktı. Onu da kısa bir öykü olarak ileride 1000Kitap'ta paylaşacağım. Sanırım en sevdiğim şeylerden biri de buydu; bir kitabın sadece okunacak bir şeye değil, yeni hikâyelere ve güzel anlara dönüşmesi. Bunların hepsi hayatımdaki güzel anıları çoğalttı. Bu yüzden hepsine yürekten teşekkür ediyorum. Ve bütün bunlardan sonra şunu anladım: Bu kitap bana değdi. “En mutlu zamanların, anların geçer gider, anılarla kalırsın baş başa.” Araf, s. 36 Bir gün bu heyecan da geçecek, bu anlar da bitecek. Ama geriye dönüp baktığımda beni bu güzel anılarla baş başa bırakan, bırakacak herkese şimdiden çok teşekkür ederim. Küçük bir not düşeyim; kitabın alıntılarını ve incelemesini paylaştım. Bundan sonra sayfamda tekrar tekrar kendi kitabımı paylaşan biri olmak istemiyorum. Eskiden burada nasıl bir okur gördüyseniz, yine kitaplara dönüp onların alıntılarını paylaşan, incelemelerini yazan biri olmaya devam edeceğim. Sadece içimde kalan birkaç alıntı var, belki ara ara onları paylaşırım. Onun dışında normale dönüş başladı. Ben bu kitabı başka bir yerden tanışmamıza vesile olarak görüyorum ve size elimi uzatıyorum. Burada uzun zamandır birbirimizi tanıyormuşuz gibi olduğumuz okurlar var. Direkt sohbet edip tanıdıklarımız var. İncelemelerimi okuyup düşünce yapımı, hayata bakışımı, bazı duygularımı artık ezbere bilen okurlar… Benim de aynı duygularla tanıdığım okurlar var. Eğer siz de elinizi uzatır ve bu hikâyeye dokunursanız, başka bir Alper’le tanışmış olacaksınız. Uzun uzun yorum yazmak istemeyenler için de küçük bir şey söyleyeyim; bu yazının altına sadece (tokalaşma emojisi) bırakmanız bile benim için yeterli. Ben onu, “Tamam, ben bu tanışmayı yaparım. Tanışacağım Alper’le,” diye anlayacağım.
1000Kitap
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202625 okunma
··
9 +1'leme
·
19bin Gösterim
59 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Öncelikle iyi bayramlar diliyorum Alper. Ne kadar mütevazı bir insan olduğunu, bu incelemeyle bir kez daha göstermiş oldun bizlere. Sanırım Araf , hem sana hem de bizlere güzel bir bayram hediyesi oldu. Ben de Ercan’ın hikâyesini büyük bir merakla okuyacağım günü bekliyorum. Kalemine, yüreğine sağlık.🫶🌼
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
✯Bellisperennis✯ 😂 Ellerinden öptüm abla☺️
Öncelikle kitabınız hayırlı ve bol okurlu olsun 🙏😊 Bu müthiş güzel bir şey, bir insanın kendi yazdığı kitabı okuması ve bunun incelemesini yapması, yürekten tebrik ediyorum ve başarılarınızın devamını diliyorum 🙏 Değişik bir kitaba benziyor hemen okuyacaklarıma ekliyorum. Bir de insanın en mutlu olduğu an sanırım yaptığı şeylerin sonucunda ebeveynlerinden övgü alabilmek... Daha nice kitaplarınıza 😊👏
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim 🙏 😊 Kendi yazdığı kitabı okuyup incelemesini yapmak gerçekten tuhaf bir deneyimdi. Bir de son değindiğiniz şeye ayrıca değinmek istiyorum. Sanırım gerçekten insanın en mutlu olduğu anlardan biri, yaptığı bir şeyin en yakınındakilerin gözünde bir karşılık bulduğunu görmek. Şükürler olsun ki en zor zamanlarımda da, en güzel zamanlarımda da hep destek gördüm. Ama özellikle bu süreçte annemle yaşadıklarım benim için çok başka bir yerde kaldı. Güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim. Umarım Araf ile ve benimle tanıştığınızda sizde de güzel bir karşılığı olur 😊🤝
Araf 'in bu güzel değerlendirmesinden sonra merakım biraz daha yükseldi Alper! Heyecanla kitabın elime ulaşmasını bekliyorum 🤝 yolu açık ve okuyana ışık olsun. 🍀💫😊
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
H.A Nefesimi tutarak okumaya başladım. Aşağıya doğru geldim, nefesimi bıraktım ve bir rahatladım 😊 O zaman şimdi hikâyede buluşmuş olduk. Şimdi gerçekten tanışacağız🤝 . Ben de sizin ve ailenizin bayramını kutluyorum. Çok teşekkür ederim 🌼
Merhaba, kitabınız hayırlı olsun👏👏 Adınıza çok sevindim. İncelemelerde kitapları böylesine derin ve kapsamlı ele alan birinin kitabı da güzel olur diye düşünüyorum. Umarım bir gün okuma fırsatımız olur. Yolunuz açık olsun😊🙏
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Hilâl☾ çok teşekkür ederim ☺️🙏. Ben tanışmak için hazırım🤝
Hayırlı uğurlu olsun Alper Turgay umarım okuyucusu bol olur🙏🏻ben şiparişimi verdim bile🤝🙂
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim 😊🙏. Tanışmamız kargocuya kaldı😂🤝
Reklam
Incelemelerini severek okuduğum, kitap yazsa ne güzel olur dediğim bir okur arkadaşın kitabını ben de merak ettim emeğine sağlık... kalemin daim olsun küçük bir eleştirim var kapağını beğenmedim. Tamam ismiyle uygun olabilir ama iç daraltıcı geldi bana... diyeceksin ki Arafta olmak böyle bir şeydir Belki haklısın ama ben de düşüncemi söyledim📚🥰❤️ okuru çok olsun
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Bu düşüncelerde olan okurların umarım iştahını açabilirim. Güzel düşünceleriniz ve eleştiriniz için çok teşekkür ederim🙏. Eleştirinin büyüğünede varım, ama kitap dijitalde böyle değildi daha kahve rengi eskitilmiş durumdaydı, hayta üzerinde kâğıt var yazılar var zor okunuyor siyah renk dağılmış ajansa ilettim düzeltmeye çalışacaklar.
Kendi kitabınızın incelemesini yapmak nasıl bir duygu ☺️Alper Turgay Tebrik ederim. En kısa zamanda tanışacağımı düşünüyorum Araf ile 🤝
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Çok zor gerçekten. Araf ile diye özellikle belirtmediniz heralde beni dışarda bırakmayın o kadar 🫱