İskender Pala’nın Soygun romanı, yalnızca bir suç hikâyesi anlatmıyor; insanın iç dünyasındaki açgözlülüğü, hırsı ve vicdan muhasebesini de sorgulatıyor. Kitap boyunca olayların temposu düşmeden ilerlerken yazarın dili ve kültürel göndermeleri hikâyeye ayrı bir derinlik katıyor. Özellikle karakterlerin psikolojik yönleri oldukça başarılı işlenmiş.
Romanı okurken en çok hoşuma giden şey, “soygun” kavramının sadece maddi anlamda kullanılmaması oldu. İnsan bazen fark etmeden kendi huzurunu, değerlerini ya da hayatını da tüketebiliyor. Akıcı anlatımı ve düşündüren alt metniyle bence okunmaya değer bir eserdi.