9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 122. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 00:00
Herkesin Bir Meri’si Vardır... ​Bazı kitaplar bittiğinde kapağını kapatıp uzaklara bakarsınız; Cevat Turan’ın naif ve sarsıcı kalemiyle yazılan bu roman, benim için tam olarak böyle bir duygu şöleni oldu. ​ İmroz'un Rüzgârında Bir İsim: Meri Müslümanlar ve Rumların bir arada yaşadığı bu adada, herkesin dilinde tek bir isim yankılanıyor: Meri (Maria). Yazar, adaya gelen bir gazetecinin röportajları üzerinden çok sesli bir anlatım sunuyor. Keçi çobanından askerine, papazından mahkumuna kadar herkes kendi Meri’sini anlatıyor. ​Tam bu noktada o sarsıcı soru akla düşüyor: Biz birini gerçekten olduğu gibi mi görüyoruz, yoksa sadece görmek istediklerimizi mi? ​Aslında Meri, adanın aynası. Kimine göre çocuksu bir masumiyet, kimine göre tehlikeli bir arzu... İnsanoğlu kendi kötülüğünü, hırsını gizleyip ne varsa Meri’nin hayatına yüklemiş. Kimse onun içindeki fırtınayı görmeyi seçmemiş. ​Kitabın Katmanları ​Cevat Turan bu kırık ada hikâyesinde sadece bir kadının trajedisini değil, şunları da önümüze seriyor: ​Göçün acımasızlığı ve toplumsal yaralar ​Aşkın hemen yanındaki o ince ihanet çizgisi ​Kadın bedeni üzerinden kurulan güç savaşları ​ "Herkesin kıyameti kendisineymiş, o gün anladım. Ne ırkın ne inancın acısı farklıymış. Acının ve ölümün rengi aynı tonda yüzümüzün rengine dönüşüyormuş..." ​Bir oturuşta bitecek kadar akıcı ama etkisi günlerce sürecek kadar derin bir roman. Ruhum İmroz'da, aklım Meri'de kaldı. İnsan ruhunun karanlık dehlizlerini seviyorsanız, bu kitaba mutlaka şans verin. ​Peki, sizin Meri’niz hangisi?
MeriCevat Turan · Mona Kitap · 202612 okunma
·
18 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.