Yaşanmış bir hayat hikâyesinden yola çıkılarak kaleme alınmış bir eser "Birben".
Çocukluk hayallerinden unutmanın kıyısına uzanan sarsıcı yaşam yolculuğunu anlatıyor yazar. Aydın, ileri görüşlü bir babanın desteğine rağmen annesinin dar kalıpları yüzünden balerin olma hayalini gerçekleştiremeyen Birben, hayatının en büyük kırılmalarından birini Rıfat’la yaptığı evlilikte yaşıyor.
Rıfat’la yaptığı evlilikte maruz kaldığı şiddet, baskı ve derin travmalara rağmen oğlunun varlığına tutunarak ayakta kalmaya çalışan Birben, yaşadıklarının izlerini ömrü boyunca taşımak zorunda kalıyor.
Gerçekleşmeyen hayallerinin izini oğlunda bulan Birben, oğlu Onur’un yurt dışına gitmesiyle yeniden yalnız kalıyor. Geçmişin yükü ve yaşadığı acılar zamanla ona demans başlangıcı olarak geri dönüyor. Bunun üzerine huzurevine yerleşerek hayatında yeni bir döneme adım atıyor.
Aslına bakacak olursak en çok annesine ve sonra da Birben'e epey kızıp söylendim. Annesinin geri kafalı hali beni çileden çıkarırken Birben'in kabullenişleri offff dedirtti.
Hayat kısa. Ne dün var ne yarın.
Sadece ve sadece bugün var. Yani an. “Anı yaşamanın” kıymetini hatırlatan etkileyici bir roman.
Biriken travmaların, bastırılan acıların insanda bıraktığı o görünmez yaraları çok çarpıcı bir şekilde kaleme almış sevgili Meral Akman. Birben’in hikâyesi, unutmanın kıyısına gelmeden yaşamı gerçekten hissetmenin ne kadar önemli olduğunu göstermesi açısından kıymetli.
BirbenMeral Akman