Unutmanın Kıyısında Bir Kadın

Birben

Meral Akman
Editör:
Özlem Eke
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 41 dk.
Sayfa Sayısı:
130
Basım Tarihi:
Nisan 2026
Yayınevi:
Octopus Yayınevi
ISBN:
9786259281742
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Her kitabın bir mevsimi, her yarım kalmış hikayenin de ruhumuza dokunmak için doğru bir zamanı vardır. Bugün sayfalarını çevirirken kalbimi sızlatan, beni adeta kendi içsel labirentlerimde bir yolculuğa çıkaran çok özel bir eserle geldim. Bu hikayede daha en başında Birben'in çocukluk düşleriyle vuruyor bizi,o parmak uçlarında özgürce süzülmek isteyen, balerin olma hayalleri kuran küçük bir kız çocuğu... Ancak ne yazık ki bu naif hayal, en sığınacağı liman olması gereken annesi tarafından sertçe engelleniyor. Kanatları daha büyümeden kırılan bir kadının, geçmişin bu ağır gölgesiyle büyüme hikayesi beni daha ilk sayfalardan itibaren içine çekti. ​ ​Kitap, çocuklukta alınan o ilk derin yaraların bir ömre nasıl yön verdiğini, unutmakla hatırlamak arasında sıkışıp kalmış Birben'in sarsıcı mücadelesiyle gözler önüne seriyor. Yazarın psikolojik tahlilleri o kadar güçlü ve akıcı ki, Birben’in zihnindeki o puslu sokaklarda yürürken, annesinin engeliyle yarım kalan o küçük balerinin feryadını her satırda hissediyorsunuz. "Unutmanın kıyısı" aslında hepimizin zaman zaman uğradığı, geçmişin yüklerinden ve hayal kırıklıklarından sıyrılmaya çalışırken kendi gerçeğini aradığı o hassas çizgiyi temsil ediyor. Karakterin içsel hesaplaşmaları ve kalbe dokunan yüzleşme anları, okuma keyfini bambaşka bir boyuta taşımış. ​ ​Uzun süre hafızamdan silinmeyecek, her sayfasında çocukluk düşlerinin kutsallığını yeniden hatırlatan, sarsıcı ve bir o kadar da umut dolu bir okuma süreciydi. Eğer derinlikli karakter analizlerini, gizemini ve duygusunu son ana kadar koruyan, bittiğinde bile sizi derin düşüncelerle baş başa bırakan güçlü hikayeleri seviyorsanız, bu kitaba mutlaka kitaplığınızda yer açmalısınız. Sizce çocukken yarım kalan hayallerimiz mi bizi biz yapar, yoksa o hayalleri yıkanlarla
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202618 okunma
Unutmak ödül mü ceza mı?
7/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 11:59
Geçmişi unutmak bir armağan mı yoksa ceza mı? . Birben... Küçükken en çok istediği iş bir balerin olmaktı ancak muhafazakâr annesi, pilot babası ile ne mutlu ne mutsuz bir yaşam sürerken annesinin baskılarıyla biçimleniyordu yaşamı. Genç kızlığa, kadınlığa geçişi hep sancılı oldu. Buna rağmen yine de yaşama sevinci vardı. Anne babası ileri yaşta olsalar da o tat almaya çalışıyordu. . Anne zoruyla evlendirilmiş, babası yargılarını desteklese de çekingen kalmıştı. İlk eşinden Onur adlı çocuğu olmuştu genç yaşta ama bir türlü ilişkisi iyi gitmiyordu. Şiddet, azarlama, terk edilme... Zor kurtulmuştu Rıfat'tan. . Peki, dersini aldı mı? Hayır. Yine başkalarının aracılığıyla ya da kendi seçimleriyle yine yanlış kişileri sevdi, belki sevildi de ama sonu hep benzer bitti. Aldatıldı, üzüldü, canı yandı. Bütün bunlar olurken de Onur büyüyor, onun düşlerini yaşaması için elinden geleni yapıyordu Birben. . Tıpkı adı gibiydi yaşamı da: Bir ben varım, diyordu. Oğluna bile yük olmak istemiyor, geçmişi unutmaya başladığı dönemlerde kendini huzurevine gitmeye iknaya çalışıyordu. Bir yandan da henüz unutmamışken geçmişteki yaşadıklarını bazen özlemle, bazen üzüntüyle anıyordu. Ancak bana kalırsa anlamıyordu bazı durumları. . Sinir olmadığım bir kişilik yok benim. Hele ki gerçek yaşam öyküsüne dayanması daha da kızdırdı. Sevilmek uğruna mı yoksa yalnız kalmayı becerememe mi desem ya da gerçekten bu seçimler yapılmalı mıydı onca yaşanmışlıklardan sonra bilemiyorum. Annesine ayrı bilendim, babasına ayrı, oğluna apayrı, kendisine bambaşka. . Bazen kurguya girip bir sarsmak istedim "Yeter, kendine gel, birilerini yanında tutmak için zorlama, alttan alma, anneni dinleme..." diye. Olmadı. . Belki de unutması ödül olacaktı geçmişi, belki de kurtuluş. Belki de en ağır ceza. Hani derler ya "Siz
1000Kitap
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202618 okunma
9/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 107. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Meral AkmanMeral Akman kaleminden BirbenBirben kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 130 sayfalık bir kitap •Gerçek bir hayatın o duru ama sarsıcı ritmini hissetmek, bir kadının içsel fırtınalarına ve bir annenin muazzam fedakarlığına şahit olmak ister misiniz? ​•Opera dinleyen, vals yapan pilot bir baba ile muhafazakar bir annenin kızı olarak sakin ama hep yalnız büyüyor Birben. İçindeki en büyük ukde ise, çocukken annesinin engeliyle yarım kalan balerinlik hayali ​•Erken bir evlilik, kucağında küçücük bir bebek, eşinin alkol problemi ve cezaevi süreci. Birben, tüm engellere rağmen büyük bir cesaretle boşanıp oğluyla sıfırdan, el ele bir hayat kuruyor. ​•Oğlu okulda zorlanmasın diye tüm ders kitaplarını önce kendi okuyup özet çıkaran, notaları önce kendi öğrenip evladına öğreten muazzam bir anne o. Kendi yarım kalan bale hayalini, oğlunu sahnede bir balet olarak izlerken döktüğü mutluluk gözyaşlarıyla telafi ediyor. O oğluna sadece okumayı değil; düğme dikmeyi, sofra adabını, dürüstlüğü ve en önemlisi bir kadına nasıl saygı duyulacağını öğretiyor. Hayata karşı o kadar dik duruyor ki, her yarasından yeni bir güç devşiriyor. ​•Ama hayat bu ya... İlişkilerinde aradığı sevgiyi bulamayan, çocukluk yaralarını kapatmaya çalışırken hatalar yapan o güçlü kadın, tam hayatını sakin bir deniz kenarında geçirecekken en acı sürprizle, Demans hastalığıyla yüzleşiyor. Zihnindeki o küçük unutkanlıklar büyürken, en büyük korkusu hayattaki tek bağı olan oğlunu unutmak oluyor. ​•Hayatı boyunca kimseden yardım istememiş bu kadın, günün birinde kimseye yük olmamak için kendi iradesiyle huzurevine yerleşme kararı alıyor. Gitmeden önce de, unutmamak için fotoğraf albümündeki herkesin arkasına kim olduklarını tek tek not ediyor. ​•Hayat sen
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202618 okunma
Puan vermedi·130 syf.··
2026 22. kitabı
Yaşanmış bir hayat hikâyesinden yola çıkılarak kaleme alınmış bir eser "Birben". Çocukluk hayallerinden unutmanın kıyısına uzanan sarsıcı yaşam yolculuğunu anlatıyor yazar.  Aydın, ileri görüşlü bir babanın desteğine rağmen annesinin dar kalıpları yüzünden balerin olma hayalini gerçekleştiremeyen Birben, hayatının en büyük kırılmalarından birini Rıfat’la yaptığı evlilikte yaşıyor. Rıfat’la yaptığı evlilikte maruz kaldığı şiddet, baskı ve derin travmalara rağmen oğlunun varlığına tutunarak ayakta kalmaya çalışan Birben, yaşadıklarının izlerini ömrü boyunca taşımak zorunda kalıyor. Gerçekleşmeyen hayallerinin izini oğlunda bulan Birben, oğlu Onur’un yurt dışına gitmesiyle yeniden yalnız kalıyor. Geçmişin yükü ve yaşadığı acılar zamanla ona demans başlangıcı olarak geri dönüyor. Bunun üzerine huzurevine yerleşerek hayatında yeni bir döneme adım atıyor. Aslına bakacak olursak en çok annesine ve sonra da Birben'e epey kızıp söylendim. Annesinin geri kafalı hali beni çileden çıkarırken Birben'in kabullenişleri offff dedirtti. Hayat kısa. Ne dün var ne yarın. Sadece ve sadece bugün var. Yani an. “Anı yaşamanın” kıymetini hatırlatan etkileyici bir roman. Biriken travmaların, bastırılan acıların insanda bıraktığı o görünmez yaraları çok çarpıcı bir şekilde kaleme almış sevgili Meral Akman. Birben’in hikâyesi, unutmanın kıyısına gelmeden yaşamı gerçekten hissetmenin ne kadar önemli olduğunu göstermesi açısından kıymetli. BirbenBirben Meral AkmanMeral Akman
Edebiyat
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202618 okunma
10/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 140. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:00
"BİRBEN" "Hayat sen planlar yaparken yaşadıklarındır. Bir sahil kasabasında, sessizce huzur içinde yaşamak istiyordu. Bu mümkün olmadı. Hayatının geri kalanını huzurevinde, her şeyi zamanla unutarak yaşadı..." Hayatını hep kendi ayakları üzerinde kurmuş, kimseye yük olmamaya çalışmış bir kadın… Sevmiş, susmuş, vazgeçmiş… Ama hiç dağılmamış. Şimdi ise en zoruyla karşı karşıya: unutmakla. İnsan en çok neyi kaybetmekten korkar? Sevdiklerini mi, kendini mi, yoksa hatıralarını mı? Unutmadan önce hatırlamaya çalışan bir kadının iç döküşü bu kitap. Eksik kalmış hayaller, ertelenmiş sözler, içe atılmış duygular… Satır aralarında kaybolurken fark ediyoruz: Bu sadece bir kadının hikâyesi değil, sessizce direnen herkesin hikâyesi. Hayallerimiz zamanla unutulur, evet. Ama bilinçaltımızın bir köşesinde öyle bir lüksleri vardır ki: yıllar sonra, en ummadığımız anda yeniden karşımıza dikiliverirler. Birben, daha küçük bir çocukken babasıyla izlediği Çaykovski’nin Kuğu Gölü balesiyle tanışır. Beyaz bir tül etek, ışık içinde süzülen bir beden… "Ben de balerin olacağım" der. Ama muhafazakâr annesi izin vermez. Tutkusu daha yeşermeden ellerinden alınır. Yüreğine düşen o ateş, sönmeyi değil, başka bir bedende vücut bulmayı bekleyecektir. Farklı dünyalara ait bir anne ve babanın kızı olarak büyümek zaten kolay değildir. Birben için zorluklar daha çocukken başlar. Yirmi iki yaşında, tanımadığı bir adamla görücü usulü evlendirilir. Meğer kocası alkoliktir. Şiddet, eziyet, çaresizlik… İşte tam bu noktada Birben, hayatında ilk kez kendi kararını verir: boşanır. Oğlunu alır ve yepyeni bir hayata adım atar. Kendi yapamadığı balerinliği, oğlunun balet olarak dünyaca ünlenmesiyle izler. Gururla, sessizce, içi titreyerek… Çünkü bazı hayaller bizim bedenimizde yeşermese de evlatlarımızda açan
Edebiyat
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202618 okunma
8/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 169. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 14:41
Bir kadın hikayesiyle geldim bugün. Hayatına giren bir sürü insan olmasına rağmen hep tek başına ayakta durmaya çalışan bir kadının hikayesi .. Birben ..Vals yapan ,opera dinleyen ,pilot bir salon beyefendisi babayla ,muhafazakar bir kadının çocuğu. Babasının ilk eşi ölünce, iki oğluna iyi baksın diye evlenmiş aslında. 45 yaşında Birben i doğurmuş annesi .Yaşlı bir anne-babayla kavgasız ama sakın bir evde ,hep yalnız büyümüş. Balerin olmak istemiş ama annesi karşı çıkmış. Erken yaşta evlenmiş ve hemen hamile kalmış. Oglu Onur daha yeni doğduğunda kocasının alkol problemi baş göstermeye başlamış. Üstüne bir de cezaevine girince yine yalnız kalmış. Uzunca süre boşanma için uğraşmış. Annesi karşı çıkmış hep . Büyük çabalar sonucu boşanmış ve oğluyla yeni bir hayat kurmaya çalışmış. Hayatına bir sürü erkek girmiş ama hiçbiriyle istedigi mutlulugu yakalayamış. Oglu balet olarak annesinin hayalini gerçekleştirmiş. Birben e kızdığım yerler oldu .Fazla cesur davranmış bazı yerlerde bana göre .Insanlara çabuk kanmış ama bunun altında da çocukluğunda annesinden göremediği sevgi var galiba. Herkeste sevgi aramış ve hata üstüne hatalar gelmiş. Hayatını sessiz sedasız bir deniz kenarında geçirmek isterken, demans hastalığı çıkmış ortaya. Ve kendini deniz manzaralı bir huzurevinde bulmuş. Hayat ...Kul kurar ,kader gülermiş. İnsanın başına ne gelecegi belli degil bu hayatta .. Birben gibi bir kadın hayatı boyunca defalarca düşmüş kalkmış.Hep tek başına mücadele etmiş. Ama demansla birlikte yaşayacakları ,günün birinde yaninda birine ihtiyaç duyacagi kesinleşince en doğru olanı yaptı bence de ... Hep güzellikler gelsin hayatımıza inşallah.. Kitapla kalın dostlar... BirbenBirben Meral AkmanMeral Akman
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202618 okunma
Puan vermedi·130 syf.··
2026 14. kitabı
BİRBEN Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere @octopusyayinevii nden MERAL AKMANMERAL AKMAN kaleminden #birben kitabıyla geldim. Bu kitapta Birben'in hayatına konuk olurken aynı zaman da hepimizin hayatında bir yerlerde sakladığı anıları, pişmanlıkları ve özlemleri hatırlıyoruz. Hayat bazen bizlere seçim hakkı sunmaz ya Birben'e de sunmamış ne yazık ki... Çocukluk yıllarında bir yanda hayalleri bir yandan da ailesinin onun adına aldığı kararlar. Kurduğu bale hayali gerçekleşemeden içinde kalmış, yıllar sonra yaptığı evlilikte de aradığı mutluluğu bulamamıştı. Eşiyle yaşadığı sorunlar, verdiği mücadeleler ve oğluna tutunarak ayakta kalma çabası hayatının dönüm noktası olmuştu. Birben, demans teşhisini aldıktan sonra hafızasını kaybetme düşüncesi özellikle de oğlunu unutma korkusu onu geçmişinin kapılarını birer birer aralandırıyor, sadece Birben'in anılarına değil kırgınlıklarına, yarım kalan hayallerine ve içinde taşıdığı sessiz yüklerine de ortaya çıkıyor. Birben'i okurken ona sarılmak istedim çünkü bende babaannemi demanstan kaybettim. Bu yüzden onun yaşadığı korkuları, kayıpları ve çaresizliği okurken kendi yaşadıklarımı hatırladım. Peki insan gerçekten ne zaman unutmaya başlar? Hatıraları silinmeye başladığında mı, yoksa kendi hayatını yaşamayı ertelediğinde mi? @octopusyayinevii MERAL AKMANMERAL AKMAN ÖzlemÖzlem #ahlasileannesiokuyor
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202618 okunma
Puan vermedi
BİRBEN ​Kimsizlikleştirilen bir ruhun anatomisi bana göre ​Şu kapaktaki isimlerin rastgele dağılışı aslında her şeyi özetlemekte ; Birben’in zihni tam olarak böyle. Bu bir kurgu değil, tamamen gerçek bir yaşam öyküsü olduğu için karakterleri analiz ederken insan biraz durup yutkunmakta. Çünkü okuduğunuz her figür, sokağa çıktığınızda yanınızdan geçen, belki de aynı evde yaşadığınız o "tanıdık" insanlar. ​Birben, kitabın merkezinde sadece bir isim değil; bir savaş alanı. Kendi hafızasıyla girdiği o amansız mücadelede, aslında kim olduğunu aramakta. Hafızası silindikçe etrafındaki insanlar onun üzerine yeni kimlikler inşa etmeye çalışmakta adeta. Bir kadının en yakınları tarafından nasıl manipüle edilebildiğini, "iyiliğin" bazen nasıl en büyük baskı aracına dönüştüğünü Birben’in o çaresiz ama inatçı direnişinde görmekteyiz ​Özellikle kitaptaki aile figürleri ve çevresiyle olan ilişkisi, toplumun kadına bakış açısının bir özeti gibi. Onu korumak istediklerini söylerken aslında nasıl bir kafese hapsettiklerini, kendi doğrularını Birben’e "gerçeklik" diye nasıl dayattıklarını okurken sinirleriniz gerilmekte. Kimi karakterler var ki; sevgileriyle mi yoksa bencillikleriyle mi hareket ediyorlar ayırt etmek imkansız. Birben’in o puslu zihninden süzülüp gelen her bir diyalog, aslında birer ipucu. Kim dost, kim düşman; kim hafızayı canlandırmaya çalışmakta, kim geçmişin üstünü tamamen örtmek istemekte?. ​Karakterlerin arasındaki o sessiz gerilim, kitabın asıl motoru. Birben, etrafındaki bu "tanıdık yabancıların" arasından sıyrılıp kendi gerçeğine ulaşmaya çalışırken, aslında biz de kendi hayatımızdaki rolleri sorgulamaktayız.. Bizi biz yapan şey gerçekten anılarımız mı, yoksa başkalarının bizi nasıl hatırladığı mı? ​Meral Akman, karakterlerin iç dünyasındaki o karanlık
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202618 okunma
10/10
·130 syf.··
2026 23. kitabı
BİRBEN YAYINEVİ: OCTOPUS YAYINEVİ YAZAR: MERAL AKMAN SAYFA SAYISI: 130 PUANIM: 10/10 Merhabalar... Bugün @octopusyayinevii çıkan MERAL AKMANMERAL AKMAN kaleme aldığı #birben kitabı ile geldim Yazarın kalemi ile tanıştığım ilk kitabı oldu. Bu zamana kadar nasıl @ hanımın kalemi ile tanışmadığıma kızdığım bir gerçek . O kadar akıcı ve merak uyandırıcı ki kitabı bir oturuşta bitirmiş bir şekilde buldum kendimi. Gerçek hayat hikayesi olması ise yüreğimi burkan bir başka özelliği. Gelelim kitabın konusuna; Birben, tek başına yaşayan ve doktorlar tarafından Demans hastalığı teşhisi konulan bir kadındır. Demans'ın tedavisi olmadığını ama ilaçlar ile sürecin uzatılabileceğini ama zamanla herşeyi unutmasının ilerleyecek olması Birben'i çok korkutur. Özellikle oğlu Onur'u unutma düşüncesi perişan eder. Bu süreçte evde tek kalmak tehlikeli olabilir düşüncesiyle huzurevine yerleşmeye karar verir. Bu süreçte yavaş yavaş eşyalarını toplamaya başlar. Tam bu anda anıları gözünün önünde canlanır ve geçmişe yolculuk başlar. Birben, çok küçük yaşlarda balerin olmaya ve bir bale okuluna yazılmak ister. Fakat bu isteğine annesi kesin bir şekilde karşı çıkar. Babası ise bu isteğe olumlu yaklaşsa da annesini bir türlü ikna edemezler. Bu bale hayali Birben'in içinde ukte kalır. Yıllar geçer Birben yirmili yaşlara gelmiştir. Ve annesi, ilk görücü olarak gelen Rıfat'a kızını vermekte kararlıdır. Fakat bu duruma babası karşı çıksa da Birben, Rıfat'ı beğenir ve evlenmek istediğini söyler. Evliliklerinden bir süre sonra Birben hamile olduğunu öğrenir ama beklediği gibi olmaz ve Rıfat Bebek istemediğini, bebeği aldırmasını söyler. Birben ise ne olursa olsun bebeğini dünyaya getirmek ister. Bu süreçte Rıfat, eve sarhoş ve gece yarıları gelmeye başlar. Bu duruma çok üzülen Birben, eşinin
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202618 okunma
9/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
İyi akşamlar arkadaşlar sizlere gerçek hayattan esinlenerek yazılan bir kitapla geldim ve diyorum ki her şeye rağmen ayakta dimdik duran kadınlara gelsin ve hepimize örnek olsun bu kitap. Birben iki farklı dünyanın insanı olan anne babasıyla yaşayan bir çocuktur. Babasıyla gittiği kuğu gölü balesinden çok etkilenir ve balerin olmayı ister ama yaşam tarzına ters olan annesi buna karşı çıkar ve bu sadece hayal de kalır. Yirmi iki yaşında evlendirilir ama alkolik bir koca üstelik ne eş ne baba olmayı bilmeyen bir adam. Ama sevindiğim bir şey oldu adam hapse girdi ve zamanla daha da zorluklar yaşayan Birben oğlunu yanına alır eşinden boşanır ve kendi ayaklarının üzerinde durmaya karar verir, ama yine bir dert onu bulur yakalandığı hastalık onun zamanla geçmişini unutmasına sebep olacaktır bir yönden iyidir ama bir yönden de kötüdür. Ama en sevdiği evladı . Birben'in hayal ve umutlarını oğlu yerine getirebilecek mi? Bu sorunun cevabını bu kitapda bulacaksınız bence herkes bu kitabı okumalı. @octopusyayinevii MERAL AKMANMERAL AKMAN ÖzlemÖzlem #tavsiyekitap #vuslatınkitapkurtları
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202618 okunma