Kitabın Yorumu
1930’lu yılların kabiliyetli yazar ve yayımcısı Sabahattin ALİ’nin “Kuyucaklı Yusuf” romanı, dramatik hikâyesiyle öne çıkan bir eser.
Bizce, romanın üç kelimeyle özeti; “Garibanlık, Metanet, Taşra”, üç kelimeyle yorumu ise; “Dramatik, Akıcı, Vasat.”
Şair ve yazar Ahmet OKTAY’ın kitap arkasına ilave edilen altı sayfalık kapsamlı değerlendirmesinin başlığı, bu romanın kısa ve güzel bir özetini veriyor: “Bir Yetimin Romanı”. Evet, aslında roman; Aydın’ın Nazilli Kasabası’nın bir köyü olan Kuyucak’ta anne ve babası katledilen Yusuf’un hikâyesini konu ediniyor. Bu hikâye; 1903 senesinde yaşanan katil olayının ardından köye giderek dehşetli tabloya şahit olan Kaza Kaymakamı’nın, Yusuf’u evlatlık edinmesiyle başlıyor ve başka bir silahlı olayla, bu defa da Yusuf’un birçok kişiyi yaralaması ve öldürmesi olayıyla son buluyor.
Kitabın dili anlaşılır, anlatımı iyi seviyededir. Yine de, romanda; yazarın diğer eserleri (örneğin “Kürk Mantolu Madonna” veya “Canım Aliye Ruhum Filiz”) gibi güçlü bir anlatım göremiyoruz. Bazı tasvirlerde gereksiz detaylar, bazen de dolambaçlı anlatımlar sıkça karşımıza çıkıyor. Bizce bunun nedeni, eserin yazarın ilk romanı olması.
Romanın gücü, kurgusunun sağlamlığından, kurgusunun sağlamlığı ise yaşanan olayların gerçek olmasından kaynaklanıyor. Yazar’ın, Aydın Cezaevinde tutukluyken Kuyucaklı Yusuf’la tanıştığı (alsahblog.blogcu.com) ve sonradan bu gerçek hikâyeyi romanlaştırdığı anlaşılıyor.
Romanın Türk romancılığında, toplumsal gerçeklik adına öncü bir rol üstlendiği yorumları da var. Bu isabetli bir yorum olabilir, çünkü roman; taşradaki güç mücadelesini, zenginin yoksulu ezmesini, toplumsal çürümüşlükleri, hayatın gerçeklerini, insanların çaresizliğini, çıplak ve etkileyici olarak anlatıyor. Bu yönüyle, kitabı sadece “Bir Yetimin Romanı” olarak değil, aynı zamanda “Bir Dönemin Sefaleti” olarak da okumak mümkün, hatta bizce daha da faydalı.
Okur, kitabı bitirip kapapını kapatınca; hikayenin etkisine kapılarak; “Yusuf’un mert ve delikanlı şahsiyetinin çaresizlikler ve çirkeflikler karşısında verdiği zor sınavın doğru cevabı ne olmalıydı?” diye soruyor ve böylece kendisini, “romanın asıl işaret ettiği toplumsal sorunları düşünmekten kurtararak” karamsar bir hikâyenin ardından bir nebze olsun rahatlıyor.
Sonuç olarak; Sabahattin Ali’nin ilk romanı olan, ancak ustalık eseri olmayan “Kuyucaklı Yusuf” kitabı, dönemin toplumsal yapısını anlamak için okunabilir.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,7bin okunma