·600 syf.····Okunma: 28 Mayıs 2026 11:48 Aslen bir Arap çöl efsanesi olan bu hikâye, Fuzulî'nin tasavvufi derinliğiyle yeniden yoğrularak Balkanlar'dan Hindistan'a kadar geniş bir coğrafyada efsaneleşmiş bir mesnevidir. Eserde, Kays (Mecnun) ile Leyla’nın mektepte başlayan beşerî aşkının, sürekli engellerle karşılaşıp ilahi aşka dönüşmesini ele alıyor. Mecnun'un çöllere düşmesi, ceylanları kurtarması ve toplumsal kalıpları reddetmesi gibi olaylar akıcı bir şekilde anlatıyor. Aşk ve sevda görünene değil asıl görünmeyenedir. Mecnun, Leyla'yı severken aslında onun yokluğuna alışmıştır. Leyla kendini yollara vurup Mecnun'a kavuştuğunda ise artık çok geç olmuştur.
Fuzuli'nin tasavvufiyle birlikte maddi dünyanın geçici hırslarından sıyrılıp ruhun saf ve melankolik hâlini keşfediyoruz.