Gönderi

Mesela, akıl bir âlettir. Eğer Cenab-ı Hakk'a satmayıp belki nefis hesabına çalıştırsan öyle meş'um ve müz'iç ve muacciz bir âlet olur ki geçmiş zamanın âlâm-ı hazînanesini ve gelecek zamanın ehval-i muhavvifanesini senin bu bîçare başına yükletecek, yümünsüz ve muzır bir âlet derekesine iner. İşte bunun içindir ki fâsık adam, aklın iz'aç ve tacizinden kurtulmak için galiben ya sarhoşluğa veya eğlenceye kaçar. Eğer Mâlik-i Hakiki'sine satılsa ve onun hesabına çalıştırsan akıl, öyle tılsımlı bir anahtar olur ki şu kâinatta olan nihayetsiz rahmet hazinelerini ve hikmet definelerini açar. Ve bununla sahibini, saadet-i ebediyeye müheyya eden bir mürşid-i Rabbanî derecesine çıkar.
Alıntı
·1 alıntı·
212 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Akıl, Allah'a satılmazsa sahibini geçmişin acıları ve geleceğin korkularıyla boğan bir işkence aletine dönüşür; fâsıkların sarhoşluğa ve eğlenceye kaçması, bu akıl işkencesinden anlık da olsa kurtulma çabasıdır.