Gönderi

10/10
·293 syf.··
2026 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 23:35
Bir kitap bir yas belki de bin acı. Bir insanı en çok kimin kaybı yaralar? Annesinin mi, babasının mı, evladının mı? Toplumda annesini ya da babasını kaybetmiş birine verilen bir isim vardır. Peki ya evladını kaybedene? Hamnet , işte bize evladını kaybetmiş anne babanın yas sürecini anlatıyor. Kitabın özeti kitabın girişinde aslında dördüncü perdenin beşinci sahnesinden yapılmış bir alıntıyla. Öldü, güzel sultanım, çoktan öldü, Öldü, gömüldü bile Taşında yemyeşil otlar büyüdü Taşı dikildi bile Okuduğum en iyi kitaplardan biri diyebilirim. Gerek dili ile gerek hikayesiyle. Öyle derin hislerle yazılmış ki anlatılan duyguları hissetmemeniz neredeyse imkansız. Hikayeyi farklı zaman dilimlerinden öğreniyoruz. Kahramanları hem şimdiki zamanda hem de geçmişte okuyoruz. Arasındaki geçiş ve bağlantı çok akıcı bir şekilde yapılmış bu nedenle hikayeden kopmuyorsunuz. Shakespeare’ı adıyla hiç okumuyoruz. Hikayede ilk olarak Latince öğretmeni adıyla tanışıyoruz onunla. İlerleyen sayfalarda ise Agnes’ın kocası, Judith’in babası, Hamnet ’ın babası adlandırmalarlarıyla karşılaşıyoruz. Daha çok Agnes üzerinden yazılmış. Anne yüreğinden. Evladını kaybeden her anne baba yas sürecini elbette yaşar nitekim bunu hikayede de görüyoruz. Ancak kadının duygusal yaratılışı erkeklerden farklı olduğu için duygu yoğunluğu Agnes’tan daha fazla alıyoruz. Okurken yüreğim ezildi, gözlerim doldu, içim titredi, boğazım düğümlendi. Hele Hamnet’in öldüğü sahne beni benden aldı. “Sen kalıyorsun ben gidiyorum. Hayatımı sana vermek istiyorum. Al, senin olsun. Sana veriyorum. “ (s.162) küçücük kalbiyle çok büyük düşündü bu sözlerle. Tüylerim diken diken oldu. Beni bu kadar etkilemesinin nedeni galiba evladını kaybeden anne babamın yüzlerinin gözümün önünden gitmemesi. Çünkü ben bir insanın bir dakikada 10 yaş yaşlandığına şahit oldum evlatlarını yoğun bakımda çaresizce gördüklerinde. Duygularımı satır arasında okumak içime çok derin işledi. Benim merak ettiğim bir konu ise Susanna. Bu hikayenin neresinde? Varken yok muydu? Oysa onlara evlat sevgisini ilk olarak yaşatan o değil miydi? Çok silik , gerilerde kalmış biri. Onun duygularını detaylı okusaydık kitabın yarısı kadar daha okurduk diye düşünüyorum. Ailede (en sevdiğin ve var olmak istediğin kişiler) yokmuş gibi olması çok acı. “Olmak ya da olmamak. İşte bütün mesele bu. “ Belki de onun için yazıldı, söylendi. Dolu dolu anlatmak istediğim o kadar çok şey var ki bu kitapla ilgili özet olur da okuyacak olanları etkilemesini istemediğim için daha kısa yazmaya çalışıyorum. Çünkü kitabın büyüsü bozulmamalı. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Bu arada şu ana kadar Hamlet’i okumadığım için şanslı hissettim kendimi. Bunu okuduktan sonra onu okuyacak olmam onu daha iyi anlamama olanak sağlayacak.
Alıntı
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,3bin okunma
·
59 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.