Gönderi

Köklerinden Kopan İnsan
Puan vermedi·416 syf.··
2026 5. kitabı
Kitap adından da belli olduğu gibi zamanı sadece zamanla değil, insanın içinden geçen ağırlıkla ölçüyor. Bozkırın ortasında geçiyor ama aslında anlattığı şey sadece bozkır değil; insanın hafızası, geçmişi, vicdanı ve kökleri. Aytmatov öyle bir dünya kuruyor ki, sessizlik bile konuşuyor, tren rayları bile geçmişle gelecek arasında gidip gelen bir düşünceye dönüşüyor. Okurken sanki olayları değil de bir milletin kalbinde biriken tortuları okuyormuş gibi hissediyorsun. Kitabın merkezinde Yedigey var. Yedigey, yakın arkadaşı Kazangap’ın ölümünden sonra onu eski geleneklere uygun şekilde Ana-Beyit mezarlığına gömmek ister. Bu yolculuk basit bir cenaze yolculuğu gibi başlasa da ilerledikçe geçmişe, anılara, acılara ve unutulmuş değerlere açılan bir kapıya dönüşür. Yedigey’in hayatı, Kazangap’la dostluğu, Zarife’ye karşı içinde taşıdığı karmaşık duygular ve bozkır insanının sade ama derin dünyası anlatılıyor. Bir de en çarpıcı bölümlerinden biri olan mankurt efsanesi vardır. Bu efsane, insanın hafızası elinden alınınca artık sadece yaşayan bir beden hâline geldiğini çok sert bir şekilde gösterir. Bana göre bu romanın asıl gücü, büyük şeyleri bağırmadan anlatmasında. Aytmatov, insanın kimliğini kaybetmesini, geleneklerin yavaş yavaş silinmesini ve modernleşmenin bazen insanı kendi köklerinden koparmasını çok etkileyici bir dille işler. Kitap biraz ağır ilerliyor olabilir ama bu ağırlık sıkıcılıktan değil, taşıdığı anlamdan geliyor. Yani bu hikaye koşarak okunacak bir kitap değil; yavaş yavaş içe işleyen, okudukça insanın zihninde yankı bırakan bir eser. Gün Olur Asra Bedel, bana göre sadece “ne anlatıyor?” diye değil, “bana ne düşündürdü?” diye değerlendirilmesi gereken bir roman. Tavsiye ediyorum keyifli okuamlar
Edebiyat
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.