Puan vermedi·192 syf.··
2026 47. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 17:14
Kendi içimde yıllardır susturmaya çalıştığım bazı duyguları okudum aslında. Hikmet Anıl Öztekin'in Elif Gibi Sevmek 1 kitabı benim için sadece aşkı anlatan bir eser olmadı. Bu kitap; sevmenin ne olduğunu, beklemenin ne demek olduğunu, bir insanı Allah'a yaklaştıran sevda ile dünyaya bağlayan sevda arasındaki ince çizgiyi hissettiren bir yolculuktu. Kitap boyunca satırların arasında bazen kendimi buldum, bazen kaybettiklerimi, bazen de hâlâ içimde yaşayan umutları gördüm. Eser; aşkı yalnızca iki insan arasındaki duygusal bağ olarak değil, insanın ruhuna işleyen bir hâl olarak ele alıyor. Tasavvufî bir bakış açısıyla sevdayı anlatırken okuyucuyu da kendi kalbiyle yüzleştiriyor. Bu kitabın en çok etkileyen yanı, sevmenin sahip olmak olmadığını hissettirmesiydi. Günümüzde insanlar sevgiyi çoğu zaman kavuşmakla, yanında olmakla veya karşılık görmekle ölçüyor. Oysa kitap boyunca bana anlatılan şey; bazen sevmenin sadece dua etmek olduğu, bazen uzaktan bakabilmek olduğu, bazen de vazgeçmeden ama beklemeden yaşayabilmek olduğuydu. Sayfaları çevirdikçe aşkın bir insanı nasıl olgunlaştırabileceğini, nasıl sabrı öğretebileceğini düşündüm. Çünkü burada anlatılan sevda, "beni mutlu et" diyen bir sevda değil; "sen iyi ol yeter" diyebilen bir sevdaydı. Kitapta geçen birçok cümle sanki bir şiir gibi değil de yıllardır içimde kurup kimseye söyleyemediğim düşünceler gibi geldi. Özellikle ayrılık, özlem, bekleyiş ve teslimiyet üzerine yazılan bölümler beni derinden etkiledi. Çünkü insan bazı satırları okumaz; yaşar. Bu kitapta da tam olarak bunu hissettim. Bazı sayfalarda durup uzun uzun düşündüm. Bazen bir cümlenin ardından kitabı kapatıp sessizce oturdum. Çünkü bazı sözler okunmak için değil, insanın içine işlemek için yazılmıştı. "Elif" kavramı da kitapta sadece bir harf değil. Elif; dimdik durabilmeyi, eğilip bükülmemeyi, sevgide sadakati ve birliği temsil ediyor. Sevmeyi elif gibi öğrenmek; koşullara göre değişmeyen, çıkar hesapları yapmayan, düştüğünde bile sevgisinden utanmayan bir yüreğe sahip olmak demek. Kitap bana, sevmenin aslında cesaret işi olduğunu bir kez daha hatırlattı. Çünkü herkes hoşlanabilir ama herkes sevemez. Herkes konuşabilir ama herkes bekleyemez. Herkes "seni seviyorum" diyebilir ama herkes o sevginin yükünü taşıyamaz. Kitabın merkezindeki düşünce de tam olarak bu hissi veriyor. Yazarın dili oldukça samimi ve içten. Sanki karşınızda bir yazar değil de gece vakti çay eşliğinde derdini anlatan bir dost oturuyor. Ağır edebî cümlelerden çok, doğrudan kalbe dokunan ifadeler kullanılmış. Bu yüzden kitap akademik bir eser gibi değil, ruhunuzu dinlendiren uzun bir sohbet gibi ilerliyor. Kimi zaman bir dua, kimi zaman bir özlem, kimi zaman da bir iç muhasebe şeklinde karşınıza çıkıyor. Bu yönüyle kitap, sadece okunacak değil; hissedilecek eserlerden biri. Benim için Elif Gibi Sevmek 1, bir aşk kitabından çok daha fazlası oldu. Bana sevmenin sadece kavuşmak olmadığını, bazen vazgeçmeden susabilmek olduğunu öğretti. Bir insanın kalbine dokunmanın, ona sahip olmaktan daha kıymetli olabileceğini hatırlattı. En önemlisi de sevginin insanı güzelleştirmesi gerektiğini gösterdi. Kitabı bitirdiğimde geriye kalan şey bir hikâye değil, bir his oldu. Bazı kitaplar okunur ve unutulur. Bazıları ise insanın içinde yaşamaya devam eder. Elif Gibi Sevmek 1 benim için ikinci gruptaydı. Son sayfayı kapattığımda şunu düşündüm: "Belki de gerçek sevgi, kalbinde taşıdığın kişinin sana ait olması değil; onun varlığının seni daha iyi bir insan hâline getirmesidir. Ve belki de sevmek, tam da bu yüzden elif gibi dimdik, sade ve Allah'a yakın bir hâlidir."
Elif Gibi Sevmek 1Hikmet Anıl Öztekin · Hayy Kitap · 201715,2bin okunma
·
72 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.