Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2026 85. kitabı
Reşat Nuri Güntekin’in ölümünün ardından yayımlanan bir eser Kan Davası. Bir öğretmenin kendi içindeki ışıkla koca bir toplumsal karanlığı nasıl aydınlatabileceğini çok nahif ama sarsıcı bir dille aktarıyor. Askerlik dönüşü yolu tesadüfen kesişen küçük bir çocukla geçirdiği o kısacık iki saat Ömer Öğretmen’in ruhunda öyle derin bir babalık şefkati ve koruma içgüdüsü uyandırıyor ki sırf o çocuğun izini sürmek uğruna Bozova’da kalmayı göze alıyor. Bozova dediğimiz yer ise Yukarı Sazan ve Aşağı Sazan olarak ikiye bölünmüş, yılların biriktirdiği kör bir nefretle, bitmek bilmeyen bir kan davasıyla kavrulan bir coğrafya. Kan davası gibi karanlık ve sert bir meselenin Ömer Öğretmen’in hiç tanımadığı küçücük bir çocuğa duyduğu o içten şefkatle yan yana gelişini çok etkileyici buldum. Romanı benim için bu denli etkileyici kılan da tam olarak bu karşıtlık oldu zaten. Bir yanda amansız bir öfke ve düşmanlık, diğer yanda ise tek bir insanın taşıdığı merhametin yavaş yavaş çevresine yayılması… Bir öğretmenin varlığının bir toplumu nasıl dönüştürebileceğini görmek gerçekten çok etkileyiciydi. Reşat Nuri’nin her şeyden önce bir öğretmen olduğunu bildiğimizde ise Ömer’in hikayesi kurgudan taşıp çok daha derin, gerçekçi ve anlamlı bir boyuta ulaşıyor. Büyük üstadın her kitabı ayrı bir ışıktır; fakat bu roman 'Bir insan gerçekten neyi değiştirebilir?' sorusunu öylesine sahici hissettiriyor ki kalbimde çok başka bir yere yerleşti. Ömer Öğretmen’in o vakur ve koruyucu tavrı gözümün önünden hiç gitmeyecek; tıpkı Çalıkuşu’nun Feride’si gibi. Gönülden bir #tavsiye
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2026857 okunma
·
79 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.