·318 syf.····Okunma: 24 Mayıs 2026 23:33 "Semerkant, Dünya'nın ezelden beri Güneş'e çevirdiği en güzel yüz."
Semerkantta yolları kesişen üç önemli şahsiyet; Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah'ın hikayesini anlatıyor roman. Tarihi bir arka planda Selçuklu Devletinin iç dinamiğini, Ömer Hayyam'ın yazdığı Rubaiyyat'ın aşamalarını, Hasan Sabbah'ın kurduğu Haşhaşin Tarikatını ve dönemin siyasi olaylarını öğreniyoruz. Kitabın birinci yarısında bunlar anlatılırken ikinci yarısında ise Rubaiyyat'ın yıllar sonra 1900lü yıllarda ortaya çıkıp İrandan Amerikaya nasıl geldiğini, Titanik'te denize ulaştığını ve bu süreçte İran'daki yaşanan devrimin aşamalarını okuyoruz.
Yazarın, Çağrı Bey ve Tuğrul Bey hakkında ve ardından Sultan Alparslan ve daha sonrasında Melikşah ile Terken Hatun hakkında yazdığı şeyler beni rahatsız etti. Tarihi gerçeklikle bağdaşıyor mu bilemiyorum ama bizim tarihimize karşı bir kini var gibi hissettim yazarın. İran devrimi ile ilgili bölümlerde de çok absürt bir çözüm bulup yazarken Amerika'yı da kurtarıcı bir devlet olarak göstermeye çalışmış. Biraz propaganda hissettim okurken. Bunların haricinde oldukça akıcı ve şiirsel bir kitap olmuş Semerkant.
Neler olacak diye merak ederek okudum kitabı. Sadece İran Devrimini anlatttığı kısımlar biraz sıkıcı geldi. Yine de dönemi iyi bir şekilde anlattığı için okunması gereken bir kitap bence.