Herkesin yere göğe sığdıramadığı, devlet başkanlarından ünlü isimlere kadar bütün bir ulusun "hayatımı değiştirdi" dediği o meşhur kitabı nihayet okudum. Ancak hissettiğim tek şey kocaman bir bunalım ve hayal kırıklığı oldu. Çevirinin metin kalitesini etkileyebileceğini kabul ediyorum ama benim sorunum dille değil; bu yazım tarzının içine hiçbir şekilde giremedim.
Kitap baştan sona tamamen zorlama ve yapmacık hissettiriyor. Yazarın yakalamaya çalıştığı o "masal/mesel" havası ne yazık ki sefil bir şekilde başarısız olmuş. Kitabın bize satmaya çalıştığı o "büyük ahlaki ders" ise oldukça sıradan ve sığ: “İstediğin ve ihtiyacınız olan her şey eve yakındır, risk al ve Kişisel Menkıbeni takip et.”
Doğaüstü Güçler ve Zorlama Felsefe
Dindar biri olmadığımı itiraf etmeliyim. Muhtemelen Tanrı inancı yüksek olan insanlar, yazarın bu inanç sıçramasını daha kolay kabullenip kitaptan daha fazla keyif alabilirler. Eğer bu fantastik bir sihir hikayesi olsaydı, evrenin kurallarını kabul eder ve keyifle okurdum. Ancak bu kitap, kendini tanımanın ve içsel bir yolculuğun basit bir hikayesi olma iddiasında.
Felsefi olarak konuşursak; bir insanın kendi kaderini fark etmesi ve kendini gerçekten tanıması için neden doğaüstü güçlere ihtiyacı olsun ki? Bu mesaj; ucuz sihirbazlık numaralarına, "hokus pokuslara" ve bu kadar yoğun bir popüler kültür peynirine başvurulmadan da çok rahat verilebilirdi.
Kısa Cümleler Kitabı Masal Yapmaz
Kısacası kitap, derin görünmek için aşırı bir çaba sarf etmiş ama hedefi ıskalamış.
Şeffaf bir "yüce planın" parçası olarak rüzgarla ve güneşle konuşmak,Sırf mistik görünsün diye karakteri sadece "oğlan" diye çağırmak,Kısa cümleler kurmak veya sürülerden/doğadan bir şeyler öğrenmek bir hikayeyi masal yapmadığı gibi, karakteri de açıklanamaz bir şekilde bilge kılmaz. Bu unsurlar kurguyu derinleştirmek yerine iyice basitleştiriyor.
Sonuç: Hype'ı Kendiniz Yargılayın
Neyse ki kitap oldukça kısaydı da zamanımı çok fazla çalmadı. Zamanında Bill Clinton dahil milyonlarca insanı peşinden sürükleyen ve hayatlarını değiştirdiğini iddia ettikleri bu dokunaklı hikaye, bana hiçbir şey katmadı. Ama şaşırmıyorum; ne de olsa burası zamanında Celestine Kehaneti’nin de mucizeler yarattığına inanan bir dünya...
Yine de bu kadar popüler bir eseri, arkasındaki büyük reklam balonunu (hype) kendi gözlerinizle görmek için okuyabilirsiniz. Ancak benden söylemesi: Karşınızda derin bir felsefe değil, sadece iyi pazarlanmış bir kişisel gelişim masalı var.