Puan vermedi·177 syf.··
2025 10. kitabı
Dostoyevski'nin Kumarbaz'ını okurken insan ister istemez yazarın kendi hayatını düşünüyor. Çünkü bu hikâyenin arkasında gerçekten yaşanmış bir şey var. Dostoyevski'nin kumar borçlarıyla boğuştuğu dönemde, oldukça kısa bir sürede yazdığı bir roman. Belki de bu yüzden kitapta garip bir telaş ve enerji hissediliyor. Hikâye, Avrupa'daki bir kumar kentinde geçiyor. Başrolde Aleksey var; bir ailenin yanında çalışan genç bir öğretmen. Ama roman ilerledikçe işin merkezine ne aşk ne de para yerleşiyor. Asıl mesele, insanın kendini kaptırdığı şeylerden kurtulamaması. Aleksey rulet masasına oturduğunda sadece para kazanmaya çalışmıyor gibi. Sürekli bir sonraki dönüşü bekliyor. Belki bu sefer her şey değişir diye düşünüyor. Okurken bunun ne kadar tanıdık bir duygu olduğunu fark ediyorsunuz. Kumar oynamasanız bile, hayatın bir yerinde hepimiz "bir kez daha deneyelim" hissine kapılmışızdır. Kitabın en etkileyici tarafı da burada bence. Dostoyevski kumarı sadece kötü bir alışkanlık olarak göstermiyor. İnsanların neden böyle şeylere bağlandığını, neden bile bile aynı hataları tekrarladığını anlamaya çalışıyor. Roman çok uzun değil ama karakterlerin iç dünyası oldukça yoğun. Özellikle Aleksey'in düşüncelerini okurken bazen onunla empati kuruyor, bazen de yaptıklarına sinirleniyorsunuz. Ama hiçbir zaman tamamen uzaklaşamıyorsunuz. Kumarbaz bittikten sonra akılda kalan şey rulet masası değil aslında. İnsanın kendi zaaflarından kaçmasının ne kadar zor olduğu kalıyor.
1000Kitap
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.