Aziz Bey Hadisesi
Puan vermedi·88 syf.··
2026 25. kitabı
Aziz Bey Hadisesi bitti. Kısacık ama yoğun, insanın içine işleyen bir hikâyeydi. Baştan sona hüzünlü ve kasvetli bir atmosfer vardı. Olay olarak çok büyük şeyler yaşanmıyor aslında ama karakterin iç çürümesi, pişmanlığı ve yalnızlığı o kadar yoğun veriliyor ki kitap bittiğinde insanın içinde uzun süre kalan bir ağırlık oluyor. Aziz Bey bana hep geçmişte yaşamaya devam eden bir karakter gibi geldi. Hayatındaki kırılma anını aşamıyor, gençliğindeki tutkuyu, hayalini, kaybettiği ihtimali bırakmıyor. Bu yüzden gerçek hayattaki sevgiyi de sadakati de göremiyor. Aziz Bey’i zaman zaman Osman karakterine benzettim. Özellikle Aziz Bey’in, babasına benzememek için direndikçe farkında olmadan ona dönüşmesi çok etkileyiciydi. Babasının ölümünden sonra evde bulunan sucuklu yumurta sahnesi bana Şebnem’in babası Cavit Bey’i hatırlattı. Ayfer Tunç’un sıradan detaylarla karakterlerin yalnızlığını anlatma biçimini çok seviyorum. Okurken en çok Maryam’a kızdım, en çok da Vuslat’a üzüldüm sanırım. Çünkü bazı insanlar birinin hayatında yıllarca var olup yine de hiç gerçekten görülemiyor. Bir de kitabın atmosferi çok güçlüydü. İstanbul, meyhaneler, eski şarkılar, gece hissi… Her şey sanki solmuş bir fotoğraf gibi. O yüzden kitap kısa olsa bile insan uzun bir hikâye okumuş gibi hissediyor.
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,7bin okunma
·
29 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.