Bu yazıyı, bir yıldır kalbime giden damarın içinde sessizce görev yapan bir stenti düşünürken yazdım.
Çoğu zaman hayatımızı değiştiren olayları konuşuyoruz, bizi üzen insanları hatırlıyoruz, kaybettiklerimizin yasını tutuyoruz. Fakat bizi hayatta tutan, yükümüzü sessizce paylaşan ve varlığına alıştığımız için fark edemediğimiz şeyleri pek düşünmüyoruz.
Bir gün fark ettim ki, yıllardır bedenimde görev yapan bu küçük emanet yalnızca tıbbi bir müdahalenin parçası değil. Bana görünmeyen emeği, karşılıksız hizmeti, sessiz sadakati, şükrü ve tevazuyu hatırlatan bir sembole dönüşmüş.
Ravi, Hiç ve Münzevi'nin konuşmaları da aslında bu düşüncenin etrafında şekillendi. Çünkü bazen insanı yaşatan şey, en çok konuşulan değil, en sessiz olandır.
Bu metin bir stent hakkında değil.
Bu metin, kendisine hiç hesap çıkarmadan bizi ayakta tutan, dertlerimize çare olan bütün görünmez emekçiler ve insanlar hakkındadır !.