Dağılan iki imparatorluk, değişen sınırlar ve dönemin acı gerçeği; muhaceret!
Nazan Bekiroğlu’nun Nar Ağacı romanı, sadece Tebrizli Settarhan ile Trabzonlu Zehra’nın hüzünlü ve epik aşkını anlatmaz; aynı zamanda 20. yüzyılın başındaki koca bir coğrafyanın siyasi, askeri ve sosyal altüst oluşlarını bu aşkın aynasından yansıtır. Bekiroğlu, mikro düzeydeki bir gönül ilişkisini alıp makro düzeydeki bir tarih projeksiyonuna dönüştürmeyi çok iyi başarıyor.