Sunay Akın'ın kitaplarını okumayı sevmemin en büyük nedeni, her seferinde bana yepyeni kapılar açması. Tarihe, sanata, bilime ya da gündelik hayata dair bildiğimi sandığım pek çok şeyin aslında ne kadar eksik olduğunu onun kitaplarında fark ediyorum. Üstelik anlattığı konular öyle herkesin bildiği, sıkça karşılaşılan bilgiler de değil. Çoğu zaman başka yerde rastlamamın zor olduğu ayrıntıları, unutulmuş insan hikâyelerini ve gözden kaçmış kahramanları gün yüzüne çıkarıyor.
Geyikli Park da tam olarak böyle bir kitap. Birbirinden bağımsız gibi görünen olayları ustalıkla birbirine bağlayan yazar, tarihin satır aralarında kalmış kişilere yeniden nefes veriyor. Kimi zaman bir eşyanın, kimi zaman bir fotoğrafın, kimi zaman da unutulmuş bir olayın peşinden giderek okuyucuyu şaşırtmayı başarıyor. Kitap boyunca "Bunu daha önce hiç duymamıştım" dediğim birçok bölüm oldu.
Sunay Akın'ın anlatımını ayrıca çok seviyorum. Bilgiyi kuru kuruya vermek yerine onu bir hikâyenin içine yerleştiriyor. Bu sayede okurken hem öğreniyor hem de keyif alıyorsunuz. Bir öğretmenin ders anlatmasından çok, bilgili bir dostun sohbetini dinliyormuş hissi veriyor. Bu da kitabı son derece akıcı hale getiriyor.
Kitapta yer alan kısa bölümler sayesinde istediğiniz zaman elinize alıp birkaç sayfa okuyabiliyorsunuz. Her bölüm kendi içinde ayrı bir keşif yolculuğu gibi. Tarihe ilgi duyanların da, genel kültürünü geliştirmek isteyenlerin de keyifle okuyabileceği bir eser olmuş.
Benim için Geyikli Park, yalnızca bir kitap değil; merak duygusunu canlı tutan, geçmişe farklı bir pencereden bakmayı sağlayan bir yolculuktu. Okurken hem şaşırdım hem öğrendim hem de birçok olayın görünmeyen kahramanlarını tanıma fırsatı buldum. Sunay Akın'ın anlatımını sevenlere ve yeni şeyler öğrenmekten hoşlanan herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.