Puan vermedi·136 syf.··
2026 61. kitabı
Okuyacak kitap mı arıyorsun? Dur bir dakika. Sevgilisi hunharca öldürülen Dam, onu gömmek yerine onunla birlikte kalmayı seçiyor. Kulağa tuhaf geliyor, biliyorum. Ama yazar bunu öyle bir yazıyor ki korku değil, acı hissediyorsun. Saf, çaresiz, her şeyini yitirmiş biri gibi sevmenin nasıl bir şey olduğunu anlıyorsun. Açlık aslında bir aşk romanından çok daha fazlası. Güney Kore’deki sınıf eşitsizliğini, yoksulluğu, emek sömürüsünü ve sistem tarafından değersiz görülen insanların hayatlarını anlatıyor. Gu ve Dam hiçbir zaman parlak bir geleceğe sahip olamadılar; çünkü yaşadıkları düzen onlara bunu vaat etmedi. Paralel anlatı yapısıyla hem Dam’ın hem de ölmüş Gu’nun sesini duyuyorsun. İkisi de geçmişe bakıyor, ikisi de birbirini düşünüyor. Bu yüzden kitap yalnızca bir yas hikâyesi değil; aynı zamanda geride kalanların, tutunmaya çalışanların ve görünmez insanların hikâyesi. Kore’de kitap en çok şok edici konusu nedeniyle değil, yoksulluk, yalnızlık, gençlerin çıkışsızlığı ve kapitalist düzen eleştirisi nedeniyle konuşulmuş. Okurken bunu hissetmemek mümkün değil. Karakterlerin yaşadığı açlık yalnızca bedensel değil; sevgiye, güvene, ait olmaya ve insanca yaşamaya duyulan bir açlık aynı zamanda. Bir de kitabın adı ilgimi çekti. Korece orijinal adı 구의 증명 (Gu'nun Kanıtı). İngilizce baskıda Hunger adı tercih edilmiş. İlginç olan şu ki iki isim de kitabın farklı bir yarasına dokunuyor: biri eksikliği ve açlığı, diğeri ise bir insanın geride bıraktığı izin, varlığının ve sevgisinin kanıtını. Kitabı bitirdiğimde iki ismin de hikâyeyi farklı açılardan tamamladığını düşündüm. Kısa ama çok ağır bir kitap. Bir oturuşta bitirip ardından uzun süre başka bir şeye odaklanamayabilirsiniz. Kesinlikle herkese göre değil. Ama doğru insana, doğru zamanda denk gelirse içinizi parçalamaya yetiyor. Beni parçaladı.
AçlıkChoi Jin-young · İthaki Yayınları · 2026408 okunma
·
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.