·480 syf.····Okunma: 02 Haziran 2026 01:41 Uzun süredir okuma hızımın düştüğü, kitaplığımın karşısında "Ne okusam?" diye kararsız kaldığım bir dönemdeydim. İyi ki tercihimi Emine Işınsu’dan yana kullanmışım. Yazarla tanışma kitabım olan Çiçekler Büyür, beni kelimenin tam anlamıyla soluksuz bıraktı. Ben kelimenin tam anlamıyla bayıldım!
Şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki; bu kitap benim 2026 yılında okuduğum en hüzünlü, edebiyat anlamında kalbime dokunan en güzel kitap oldu.
Hikayenin bence en güçlü ayağı, muazzam bir kadın karakter üzerinden kurulmuş olması. Bir kadın yazarın kaleminden çıkan ana karakterimiz İlay; sevgilisi Mehmet Ali’nin ona hitap ettiği gibi tam bir Akçabardak, yani bir kardelen... Küçük yaşlardan itibaren Bulgaristan hükümetlerinin uyguladığı o insanlık utancı politikalara ve kanlı baskılara rağmen; bir akçabardak kadar güçlü, azimli ve inatçı. Bütün zorlukların karşısında o küçük kadının nasıl dimdik durabildiğini, nasıl karşı koyabildiğini hayranlıkla okuyorsunuz.
Tabii kitapta sadece bu fikir üzerine kurulmuş kuru bir dönem anlatısıyla karşılaşmıyorsunuz; arka planda harika bir aşk hikayesi de sizi bekliyor. İlay’ın Mehmet Ali’ye duyduğu o derin aşkı Emine Işınsu her satırda, her sayfada kalbinize dokundurarak hissettiriyor. Müthiş bir edebi dil, son saniyesine kadar merakı diri tutup okuru adeta ters köşe yapan dahiyane bir kurgu ve sevdanın içindeki iki güçlü karakter üzerinden yürüyen sarsıcı bir final... Özellikle o son cümlesi gerçekten çok çok güzel.
Çiçekler Büyür; tarihi, dönemi, aşkı ve buram buram edebiyat kokan kalbe dokunan kitapları seven herkesin mutlaka okuması gereken bir eser. Ama en başta da vatanını, toprağını, kimliğini, dilini ve inancını çok seven; bunları koruma içgüdüsüyle yaşayan her Türk vatandaşının başucu kitabı olmalı. Kitaplığınızda hiç bekletmeyin, hemen okuyun, okutun!