Gönderi

Başka bir evrende...
10/10
·816 syf.··
2026 91. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 17:34
Başka bir evrende, en güzel halinle... Yaktın beni Jake, ya da George, veya Jimla artık her kimsen... İnsan çoğunluğun iyiliği için nelerden vazgeçebilir, kendi mutluluğumuzu feda etmek çoğunluğun iyiliği için mantıklı evet ama o duruma düşmeden buna sadece mantık çerçevesinden bakabilir miyiz? O duruma düştüğümüzde acaba ne hissederiz? Üzerine düşünülmesi gereken şey bir trenin geçeceği iki raydan birinde tek kişi, diğerinde 5 kişi varsa mantıklı olarak tek kişinin olduğu yöne treni yönlendirmemizdir belki, ama o tek kişi ya hayatımızın aşkıysa, ya bizzat kendimizsek? Başlarda kafası karışık ve amatör bir bilim kurgu yazarının konuya nasıl başlayacağını bilemediğini hissettim ne yalan söyleyeyim, senden şüphe ettiğim için üzgünüm King. 12 Kızgın adam, ki kendisini gelmiş geçmiş en iyi film olarak görürüm ve yine "O" kitabından alınan enstantanelerle beni tavlamayı başardı... Sevdiğim şeylerden bahsedilince çabuk tav oluyorum maalesef. Giriş kısmındaki "benim gözyaşım yok, hiç ağlamam" temalı paragraflar beni bu kitabın sonuna hazırlamıştı aslında ama yine de... Eh, engel olamadım kendime diyelim. Bile bile lades. Duygusuz görünmeye çalışmanın da bir yük oluşunu çok güzel ifade etmişti Jake, ve haklıydı. Başlarda hiç aksiyon olmasa da baş karakter ve yan karakterler öylesine güzel işlenmiş ve tadında bir geçmişle taçlandırılmıştı ki her birine bağlanmak kaçınılmazdı, böyle kitapları elinizden düşürmek zor. Geçmişteki yankılar, iç içe geçen isim ve soy isimler, yer isimleri vb. bir noktada beni bile korkunç şüphelere düşürdü, acaba o onun kızı mı, o onun akrabası mı gibisinden. Ama sonlara geldikçe "okay okay, benim açımdan bütün parçalar yerine oturdu sizler devam edebilirsiniz" oldum biraz. Irk çatışmaları ve o dönemsel durum kurguya öyle güzel yedirilmişti ki tabiri caizse bana çok fazla "google açtıran" bir deneyim oldu ve yepyeni şeyler öğrendim. Evet, kurgulardan da öğrenebiliyoruz ne hoş. Bazı ufak dokunuşlar, örneğin kilit mekanlardan birinin "Mercedes Sokağı" oluşu ve Sadie isminin genelde Mercedes'in kısaltması olarak kullanılışı bende tatlı bir tebessüm uyandırdı. "Zamana yeterince tel eklerseniz gerçeği çatlatabilirsiniz" , uygun dozda bir sesin yıkıcı olabilmesi gibi, kitabı tek cümleyle özetle deseler sanırım bu cümleyi kullanırdım, muazzamdı. Kafası karışık bir bilim kurgu yazarının yazmaya başladığını düşündüğüm bu kitabın ortalarında yüzyılın aşığı çıktı kaleminden, Jake ve Sadie parmakla gösterilen kitap çiftlerinden olmadılarsa edebiyat dünyası çok ayıp etmiş. Sonlarda ise bilim kurgu doyuruculuğunu hissedebildim, geçmişe dönmenin sonuçları ve bedelleri sadece Kennedy'nin yaşamasına bağlanmak yerine sürekli geçmişte yaşanan değişikliklerin gerçekliği kökünden sarsması, felaketlerin hem beşeri hem doğal düzeyde olması muazzam bir yaklaşımdı, dengeli oluşu beni çok etkiledi diyebilirim. Ayrıca kartların sırrını doğru tahmin etmiş olmanın verdiği haklı gururla gelen göz parlaması bir süre gözlerimden eksilmeyecek gibi, bir süre fotoğraf çekinmesem iyi olacak. Yeşil, sarı, siyah... Kartın hangi renk olursa olsun bu bekçiler delicesine bir saygı kazandı içimde. Hem Kyle, hem Zack... Evet, ne denebilir ki bir şaheser okudum adeta, mutlaka okunmalı, okunmadan ölünmemeli. +Kimsin sen George? -Başka bir hayattan tanıdığın biri tatlım. 22/11/63 Stephen King
1000Kitap
22/11/63Stephen King · Altın Kitaplar · 20214,176 okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.