·269 syf.····Okunma: 03 Haziran 2026 21:08 Ama öncelik elbette aşktadır ve aşkındır. Çünkü kokuşmayı bekleyen bir cesedin var olabilmesi bile varlığını aşka borçludur. Kokuşma ve çözülme bile, farklı bir bağlamda, aşkı gerektirir. Çünkü bize kokuşma, bozulma, çözülme olarak görünen bir değişim, aslında yeni bir oluşumun gerektirdiği bir süreçten başka bir şey değildir: Bu süreç de kendi varlığının temelinde kendine özgü aşkı barındırır. Peynir kurdunun hayat evreninin o bir topak peynirden ibaret bulunması gibi... orada da, değişik boyutta bir aşkın yaşandığını söylüyoruz.
İnsan, eşyanın ve insanın özünde mündemiç bulunan bu aşkı keşfetme görevini üstlenmeli ve bulunduğu yerde onu keşfetmelidir. Ya bulamıyorsa? Eğer gerçekten bulamıyorsa, bu, onun istidadı, yeteneği ile ilgili bir mesele sayılmalıdır.