BikesFatih Duman Cânım kâri, herkesin bir hikâyesi var bu dünyada. Bazıları hikâyelerini anlatır, anlatmaya mecburdur ve hatta anlatmazsa yaşayamaz. Bazıları anlatmaz, anlatamaz; utanır, saklar ve saklanır... Bazılarıysa anlatmaya fırsat bile bulamaz. Çünkü kimse sormamıştır, soran kimsesi olmamıştır."
Bîkes... Farsça kökenli, hüzünlü bir kelime; "kimsesiz, tek başına kalmış" demek.
İşte bu derin yalnızlığın ve içsel yolculuğun hikayesini, Nesil Yayın Grubu’nun Genel Yayın Yönetmenliğini de üstlenen, kalemi dervişane bir usta olan Fatih Duman’dan okuyoruz bu kez.
Daha önce yazarın o derin tasavvufi anlatımıyla beni çok etkileyen "ENE" kitabını okumuş, tarzına hayran kalmıştım. Bîkes ise ondan sonra okuduğum ilk Fatih Duman romanı oldu.
Aslında bu kitabın bir serinin devamı olduğunu sonradan öğrendim. Ama yazar o kadar muazzam bir edebi dünya kurmuş ki, okurken en ufak bir yabancılık veya bocalama bile yaşamadım. Seri olduğunu bilmeseniz bile konuyu hemen kavrayabileceğiniz, baştan sona inanılmaz akıcı, su gibi bir kitap.
Daha önce yazarımızı Çarşamba Kitap Fuarı’na geldiğinde canlı dinleme şansım da olmuştu. Tıpkı o günkü söyleşisinde olduğu gibi; insanı birden alıp başka bir âleme uçuran, kelimeleriyle sizi tam kalbinizin ortasından okla vuran bir tarzı var. Kitapları da aynen öyle; ruhunuza dokunuyor, kalbinizin tam ortasından vuruyor sizi.
"ENE" ile tarzları, dokuları birbirinden farklı olsa da yazarın o bildiğim mucizevi sihri yine baki kalmış: Kitabı sadece okumuyorsunuz, onunla beraber yaşıyorsunuz. Sayfalar akıp giderken zamanın nasıl geçtiğini, kitabın elinizden nasıl kayıp bittiğini anlamıyorsunuz bile. Sonunda kalbinizde derin bir huzur bırakan çok özel bir anlatımdı.
Elinizden bırakamayacağınız, okurken adeta içinde yaşayacağınız bir yol arkadaşı arıyorsanız, Bîkes’i mutlaka listenize ekleyin!
# Bikes
BikesFatih Duman · Nesil Yayınları · 2026135 okunma