Okudum, bitti
William Shakespeare’in oğlu 11 yaşındaki Hamnet’in ölümü etrafında şekillenen bu biyografik kurgu hikâye, bir ailenin yasını ve kaybın bıraktığı izleri anlatıyor Merkezde ise Agnes var; onun korkularına, sezgilerine, sevgisine ve acılarına tanıklık ediyoruz.
Yazarın anlatımı gerçekten çok farklıydı Olay örgüsü ilerlerken duygulara çok daha fazla yer veriliyor. Hatta bazı yerlerde olaydan çok duyguların ağırlığını hissediyorsunuz.
Bu yüzden bazı bölümleri okumakta zorlayıcı olabiliyor ama bu sıkıcılık anlamında değil; daha çok duyguların insana verdiği ağırlık gibi. Çünkü duygular çok güzel ve çok yoğun bir dille aktarılmış.
Kitapta William Shakespeare’in adı hiç geçmiyor ama varlığı her sayfada hissediliyor; baba, koca, oğul… Bir gölge gibi hikâyenin içinde duruyor. Bu tercih de odağı tamamen ailenin yaşadığı yasa ve iç dünyalarına çeviriyor.
Hamnet’i okuduğuma gerçekten değdi