Bil ki, murakabe (bkz. yorum) yapanların elde ettiği müşahede hâli, müşahedeye ulaşan kimselerin ilk hâlidir. Şöyle ki: Kim murakabe makamında otursa, o kimse muhasebe hâline de sahiptir. Kim müşahede makamında olursa, o, zaten murakabe ehlidir.
Murakabe ehlinin ilk müşahede ettiği şey şudur: Hak yolcusu kısa da olsa içinde bulunduğu bir vakitte, şu üç şeyden birisiyle meşgul olma durumundadır:
Bunların birincisi Allah’ın kula farz kıldıklarıdır. Farz da iki kısma ayrılır. Birisi, yapılması emredilenler, diğeri de terk edilmesi istenenlerdir. Bu, haramlardan kaçınmaktır.
İkincisi, dinen emredilen, teşvik veya tavsiye edilen şeylerdir. Bu, sahibini Allahu Teala’ya yaklaştıran hayırlarda yarışmak, elden gitmeden güzel işlerde koşmaktır.
Üçüncüsü mubah işlerdir. Bu, bedenin ayakta sıhhatini, kalbin selametini sağlayacak işlerdir.
Müminin, bunların dışında harcayacağı dördüncü bir vakti yoktur. Eğer o, dördüncü bir vakti harcayacak işler icat ederse, şüphesiz Allah’ın koyduğu sınırları aşmış olur. Kim de, Allah’ın çizdiği sınırları aşarsa, kendisine zulmetmiş/kötülük yapmış olur. Çünkü o, dinde hoş görülmeyen bir şeyi ortaya çıkarmış olur. Dinde haram bir şey icat eden ise, şüphesiz takva sahiplerinin yolundan ayrılmış demektir.
Sayfa 359 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu