Gönderi

Puan vermedi·148 syf.··
2026 31. kitabı
Siddhartha, hayatın anlamını bulmak isteyen genç bir adamın yolculuğunu anlatıyor. Bilgelerin yanında eğitim alıyor, farklı öğretiler öğreniyor, zenginliği ve aşkı deneyimliyor. Fakat geçtiği her durak ona yeni bilgiler verse de aradığı huzuru vermiyor. Yolculuk ilerledikçe anlıyoruz ki aradığı şey dışarıda bir yerde saklı değil. Bu yüzden anlatılanlar bir gezginin hikâyesinden çok, insanın kendi içine doğru yaptığı uzun bir yürüyüş gibi hissettiriyor. Çoğu insan gerçeğe ulaşmanın yolunu bir şeyler eklemekte arar; daha fazla bilgi, daha fazla deneyim, daha fazla başarı... Burada ise tam tersi bir düşünce var. Sanki insan olgunlaştıkça büyümüyor, aksine fazlalıklarından kurtuluyor. Siddhartha'nın geçtiği yollar bana bir heykeltıraşı hatırlattı. Heykeltıraş yeni bir şey yaratmaz, taşın içindeki şekli ortaya çıkarmak için gereksiz parçaları kaldırır. Belki insanın kendini bulması da böyledir; eksik olduğumuz için değil, üzerimize yapışan fazlalıklardan dolayı özümüzü göremediğimiz için kayboluruz. Nehir boyunca akan sessizlik, sayfalar boyunca anlatılan birçok düşünceden daha güçlü geldi bana. Çünkü nehir geçmişi tutmuyor, geleceği beklemiyor; sadece akıyor. İnsan ise çoğu zaman yaşayamadığı dün ile henüz gelmemiş yarın arasında sıkışıp kalıyor. Belki de huzur dediğimiz şey yeni bir yere ulaşmak değil, bulunduğumuz anla kavga etmeyi bırakmaktır. Eser kapandığında aklımda kalan düşünce buydu: İnsan dünyayı fethedebilir, sayısız bilgi öğrenebilir ama kendisiyle barışmadığı sürece hâlâ yolun başındadır.
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
·
56 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.