imyacı.. Adını çok duyduğum ve bende klasikleşen ama bir türlü okuyamadığım bir kitaptı. Bu zamanlara kısmetmiş . Çünkü ben inanıyorum ki okuduğumuz , duyduğumuz birçok şey bizim ihtiyacımız olduğu anda bize nasip oluyor..
Santiago da sanki hepimizin iç sesi gibi.. Yapmak isteyipte cesaret edemediklerimiz için bir önder sanki.. Çoğu zaman hayal etmeye bile cesaret edemeyiz ya işte tam bu noktada Santiago gelmeli aklımıza..
O ki sadece koyunları ile mutlu olmayı başarmış , tüm hayat koşuşturmacasından koyunlarına sığınmış bir çobanın hikayesi.
Rüyasında gördüğü bir hazine uğruna varını yokunu satıp gitmeye cesaret etmiş türlü zorluklarla mücadele etmiş bir çoban.
Kendisi hazine uğruna çıktığı yolculukta aslında Simyacı ile birlikte kendi içsel yolculuğuna çıkıyor. Kendisini baştan tanıyor. Cesaretleniyor, korkuyor.. Yapamam dediklerini yapıyor, imkansız dedikleri herşey bir bir oluyor.. Karar alamazken o kararlarını yaşarken buluyor kendisini.
Kitap aslında hayatta istediğimiz herşeyin yada kaderimiz olan herşeyin bize sunulduğunu veya çeşitli işaretlerle bize gönderildiğini , fakat bizlerin bu işaretleri anlamlandırmakta veya o yöne bakmaya zorlandığımız noktalarda hangi bakış açısını geliştireceğimizi vurgulamakta.
Paulo Coelho nun okuduğum 3. kitabı ve sanırım canım kardeşim @elifgerin in de dediği gibi tam bir yaşam kılavuzu
@elifgerin sen olmasan bu yazar bende ilk okuduğum kitabı ile büyük bir ön yargı ile kenara bırakılacaktı. Sayende çok kıymetli bir yazarın hayatıma dokunmasını sağladın