Esir Şehrin 2. Kitabıdır. Adından da anlaşılacağı üzere Kamil Bey in hapishanede yaşadıkları anlatılıyor.
Kitapta aynı zamanda milli mücadele döneminde yaşananlarda iki tarafın düşünceleri de belirtilerek anlatılıyor. Mustafa Kemal den bahsederken Sarı Paşa diye bahsediyorlar. İstanbul daki Zengin ve saray çevresi işgalci devletlerle iyi ilişkiler kurmaya çalışmakta. Ortada çok paralar dönmekte.
Kamil Bey vesilesiyle aydın kesimin yani okumuş, yurt dışı görmüş, kültürlü kesiminden halktan ne kadar uzak olduğunu ve hiç tanımadığını görüyoruz. Belki de yazar Kamil Bey aracılığıyla kendi aydınlığı eleştirmekte. Bu sebeple betimlerini ve düşğncelerini gerçeği çok yansıtmakta. Kastedilen Aydın ne kadar donanımlı olsa da iş başa düşünce iş bulup çalışmaktan memurluk hariç bir meskek yapmaktan aciz.
İlk yarısında Kamil Bey yanlışlıkla arkadaşının bulunduğu hapishaneye değil de halkın bulunduğu koğuşa düşüyor. Burda koğuş ağası var Osman Ağa herşeyi o yönetiyor. Zekai Hoca desen iyi görünüp de sinsi sinsi arkadan iş çeviren çıkarcı bi insan. Kamil Bey e psikolojik şiddet uyguluyorlar. Bu bölümde hapishane dilini, insanın cahilliğini, fakirliği, güçsüzlüğü ve batıl inançları görüyoruz. Kamil Bey 7 yıl bunlara nasıl dayanacağını düşünür. Sigarasız kalır sigara çalabileceğini düşünür. Düşündüğü anda bunun yanlış olduğu bilinciyle kıvranır. Parasız kalmıştır çünkü koğuş ağası kumar oynarken Kamil Bey den para alır. Sonra bu paranın üstüne çöker. Yakın arkadaşı olarak gördüğü Zekai hoca da Kamil Bey e destek çıkmaz. Dayanamaz Kamil Bey buna Osman Ağayı osmanlı tokatıyla adam akıllı döver. Böylelikle 1. Kısım biter.
Kitabın 2. Kısmında olması gereken koğuştadır. Milli mücadeleyi destekleyen mahkumlar arasındadır. Hem düşğnce olarak hem de bilgi birikimi olarak aynı niteliğe sahip insanların arasındadır. Burda daha rahattır. Kamil Bey in bu bölümde iç hesaplaşmaları da vardır.
Kitapta Mustafa Kemal in başarılarına da değinir. Aynı zamanda Kemal Paşa nın başarılarından rahatsız olan, para kazandığı müddetçe ülkeyi kimin yönettiği umrunda olmayan kesimi de Kamil Bey in eşinin amcası vasıtasıyla anlatmakta.
Yazar, O dönemdeki olayları, hikayenin içine o kadar güzel yerleştirmiş ki hayran olmamak elde değil. Sanki o an ordasınız. Ne kadar zorluklardan geçerek kurulmuş Cumhuriyetin şu an da da benzer zorlukları yaşaması, o dönemdeki milli mücadeleden rahatsız olan, cahil zihniyetli insanların hala var olması üzüyor insanı gerçekten. Keşke düşğncelerimi özgürce söyleyebilsek. Seriye devam bu kitapta ilk kitap gibi akıcıydı bence. Tarihi kurguyu seven dolu dolu tarihi dugguları hissetmek isteyenlere tavsiye ederim.
Herkese iyi okumalar ve bol kitaplı günler dilerim. Esir Şehrin MahpusuKemal Tahir