Okuma serüvenimde bazen öyle eserlerle karşılaşıyorum ki, bu denli derinlikli ve anlam yüklü çalışmaların hak ettiği bilinirliğe ulaşamaması beni düşündürüyor. Günümüzde büyük kitapçıların raflarında popüler kültürün etkisiyle parlatılan eserlerin gölgesinde kalan, ancak aslında "kültür hafızamız" sayılabilecek çok özel bir eserden bahsetmek istiyorum: Oğuz’dan Bugüne.
Bu kıymetli eser, Türk edebiyatının temellerini atan Orhun Kitabeleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’u ile başlayıp, edebiyatımızın mihenk taşı olan şair ve yazarlarımızın en vurucu metinleriyle zenginleştirilmiş bir seçki sunuyor. Türk Dil Kurumu'nun tarafından hazırlanan bu eser; bize kim olduğumuzu hatırlatan, kültürel kodlarımızı aktaran ve milli bilinci yeniden yeşerten bir rehber niteliğinde.
Kitabı okurken sayfaların bitmesini istemedim; her bölüm, üzerine saatlerce konuşulabilecek, derinlemesine tahlil edilebilecek kıymetteydi. Kitabı bitirdiğimde hissettiğim burukluk, aslında eserin niteliğinin bir kanıtıydı.
Kitabın sunduğu bir diğer eşsiz katkı ise, daha önce eserlerini inceleme fırsatı bulamadığım pek çok kıymetli yazar ve şairin kalemiyle tanışmama vesile olmasıydı. Bu çalışma, sadece bir seçki olmanın ötesine geçerek, Türk edebiyatının zengin koridorlarında bir keşif yolculuğuna çıkmamı sağladı. Farklı dönemlerin edebi dokusunu ve o yazarların özgün üsluplarını bu eser sayesinde tanımak, kültürel birikimime paha biçilemez bir derinlik kattı.
Milli şuurun ve kültürel aidiyetin her zamankinden daha çok önem kazandığı günümüzde, bu gibi eserlerin daha geniş kitlelere ulaşması, daha fazla insanın elinde hayat bulması en büyük temennim. Toplumsal hafızamızı tazelemek ve köklerimize dönüp "biz kimiz?" sorusuna yanıt aramak isteyen herkese Oğuz’dan Bugüne eserini şiddetle tavsiye ediyorum.
Keyifli ve farkındalık dolu okumalar dilerim.