Booth’un Kurmacanın Retoriği adlı eseri, edebiyat eleştirisi ve anlatıbilim alanında bir dönüm noktası kabul edilmiş. 1961 yılında yayımlanan bu çalışma, özellikle modernizmin yazarın yokluğu veya yazarın tarafsızlığı gibi dogmalarına karşı geliştirdiği argümanlarla kurmaca metinlerin nasıl işlediğini yeniden tanımlamasıyla özellikle yazar adayı olan herkesin mutlaka okuması gereken bir eser.
Çünkü kitabın en can alıcı noktası, yazarın metinden tamamen silinebileceği iddiasına yönelik güçlü itirazıdır. O dönemde popüler olan yazarın kendi eseriyle arasına mesafe koyması veya nesnellik çabalarının aslında başka bir retorik strateji olduğunu savunuyor.
Ayrıca Booth bu eseriyle edebiyat literatürüne güvenilmez anlatıcı kavramını kazandırmıştır. Bir anlatıcının, yazarın veya eserin genel etik değerlerinin perspektifiyle çatıştığı durumları analiz ederek, okurun metni nasıl anlamlandırması gerektiğini açıklıyor. Bence bu son derece önemli bir unsur. Booth, gerçek yazarla metin içindeki sesi de birbirinden ayırıyor. İmgesel yazar, metnin içindeki değerler dizisini ve anlatım tarzını belirleyen, yazarın kendi kimliğinden bağımsızlaşmış edebi varlıktır ona göre. Okur, anlatıcıya güvenmese bile bu üst yazarın rehberliğine başvurmuş oluyor.
Booth bununla da kalmamış, teknik analizle felsefi sorgulamayı birleştirir. Özellikle Jane Austen, Henry James ve James Joyce gibi yazarlar üzerinden yaptığı çözümlemeler, metinlerin nasıl inşa edildiğini anlamak için muazzam bir kılavuzdur.
Son olarak toparlamak gerekirse Kurmacanın Retoriği, sadece roman yazarları için bir el kitabı değil, aynı zamanda ciddi bir okur için bir gözlüktür de bana göre. Okura, elindeki metnin neden kendisini belirli bir şekilde hissettirdiğini, hangi teknik oyunlarla yönlendirildiğini ve yazarın metin içindeki etik pusulasını nasıl okuyacağını öğretiyor.
Bugün bir metni derinlemesine analiz etmek isteyen herkesin dönüp dolaşıp uğraması gereken, kuramın ötesine geçip pratik eleştiriye kapı açan devasa bir yapıt olma özelliği ile kitabı herkese tavsiye ediyorum.