Gönderi

Mektup
8/10
·344 syf.··
2026 84. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 00:00
Merhaba, Son zamanlarda okuduğum en güzel, en sıcak, samimi ve içten kitaplardan biri olan Muhabbet’ten bahsetmek istiyorum. Kitabı okurken fark ettim ki uzun zamandır mektuplaşma türünde kitap okumuyormuşum. Okuduğum bu kitap, mektuplardan ve e-postalardan oluşan bir hikâye anlatıyor. Baş karakterimiz Sybil Van Antwerp, iletişim çağında yaşamamıza rağmen mektuplaşmayı tercih ediyor ve arkadaşlarıyla, komşularıyla; uzakta ya da yakında bulunan tüm dostlarıyla mektuplar aracılığıyla iletişim kuruyor. Her mektubun samimi, içten ve günlük hayattan izler taşıması; geçmişe dönük anıları, aile ilişkilerini ve bir büyüme hikâyesini de içinde barındırması kitaba ayrı bir derinlik katıyor. Bu mektuplar aracılığıyla aslında bir ailenin geçmişini de okuyoruz. Bu nedenle mektupları okurken hiç sıkılmadan, kitabı elinizden bırakmadan okumaya devam ediyorsunuz. Bu kitabı okurken aklıma gelen bir şeyi burada da paylaşmak istedim. Sanırım bundan yaklaşık on sekiz yıl önce sevgili halama ilk mektubumu göndermiştim. İki yıldır memlekete gelmediği için onu çok özlemiştim. Aslında telefonla konuşma imkânımız vardı ama ben ona mektup yazmayı tercih etmiştim. Mektubumda onu ne kadar özlediğimi, bir an önce gelmesini istediğimi ve duygu ile düşüncelerimi anlatmıştım. Hatta yanında küçük bir oyuncak kuş da göndermiştim. Bugün o mektup ve oyuncak kuş hâlâ halamda bir hatıra olarak duruyor. İşte mektuplaşmanın anlamı ve önemi de burada yatıyor. Mektupları saklamak, onları yıllar sonra tekrar okuyup geçmişe dönmek bambaşka bir duygu. Şunu da es geçmek istemiyorum: Halama mektup göndermiştim ama bir gün onun köydeki evinin çatı katında, valiz dolusu eski mektup bulmuştum. O mektuplarda öyle güzel şeyler yazıyordu ki hayretle okumuştum. Günlük yaşamdan kesitler, yaşanan olaylar, acılar, mutluluklar, ölümler, doğumlar ve bir ailenin hikâyesi satırlara dökülmüş; farklı şehirlerde yaşayan eşe, dosta ve akrabalara gönderilmişti. Daha sonra o mektupların büyük bir kısmını halam aktarmış annem ise yazmış bunu öğrenince benim için çok daha anlamlı hâle gelmişti. Ne yazık ki o mektupların hiçbiri bugün elimizde değil. Sanırım o zamanlar dokuz ya da on yaşlarındaydım ve doğal olarak o mektupların değerini anlayamamıştım. Zamanla hepsi bir şekilde kaybolup gitti. Bugün o mektupların hâlâ duruyor olmasını çok isterdim ama maalesef artık yoklar. Bu yüzden Muhabbet’i okurken mektuplaşmanın önemini ve taşıdığı duygunun ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha fark etmiş oldum. Tavsiye ederim.
Edebiyat
MuhabbetVirginia Evans · April Yayıncılık · 202648 okunma
·
141 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.